17 Ocak 2011 Pazartesi

Kadınlar All-Star 2011 Eskişehir'deydi (Video)

Bu hafta sonu Eskişehir'de düzenlenen Kadınlar All Star 2011 organizasyonunu yerinde takip edebilmek için TBF davetlisi olarak Eskişehir'deydik. Kadınlar basketboluna ilgimi, sevgimi bilenler vardır, şu son dönemde yazmak için vakit ayırmakta zorlandığım ve sevgili kardeşim Aras'ın büyük bir özenle ve emekle ortaya koyduğu Sarayın Sultanları adına geldi bu davet. Ülkemizde ilginin malum olduğu bir alan için gelen bu davet, bu işi profesyonel olarak yapmayan ve hayatını buradan kazanmayan bizler için çok önemli bir davetti açıkçası. Yaptığımız ve son bir senede neredeyse tek başına Aras'ın yaptığı işin ödüllendirilmesiydi bir anlamda. Bu anlamda ayrıca mutlu olduğumuz bu güzel fırsatı kaçırmadık ve basketbol treniyle Eskişehir yollarına düştük. (Fotoğrafların devamı için TIK!)

İnce bir düşünceyle eski kadın basketbolcuların davet edildiği, camiadan hemen hemen herkesin katılım gösterdiği iki günde keyifli dakikalar geçirdik. Haklarında çok şey okuduğumuz ama parke üzerinde oynarken izlemek nasip olmayan isimleri gördük Eskişehir'de. Açıkçası, yola çıktığımda bu kadar keyifli bir organizasyon olabileceğini tahmin etmiyordum. Fakat beklentilerimizin çok çok üstünde iki gün yaşadık. Mail yoluyla ya da Twitter üzerinden görüştüğümüz kişilerle de tanışma şansımız oldu ki bu da ayrıca güzeldi. Taş Bina'daki yemekten başlayarak her an yanımızda olan Serdar Gürel ağabeyle tanışmak da ayrıca keyifliydi. Koç Cem Akdağ ile daha fazla zaman geçirmek adına sıkça sözleşsek de vakit darlığından bu görüşmeleri kısa sekanslarda tamamlamak bu tur adına tek üzüntüm diyebilirim. Ama en yakın zamanda bunu telafi etmek adına sözleştik yeniden. :)

Anadolu Üniversitesi'nin 2 Eylül Kampüsü içerisinde inşa ettiği ve dün açılışı yapılan salon gerçekten muazzam bir salon olmuş. Fiziki yeterlilikleri, çağdaş görünümü ve modern iç yapısıyla Türkiye standartlarının çok çok üzerinde bir yapı. Kampüs içerisinde bulunması da Eskişehir gibi bir öğrenci kentinde taraftar anlamında herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağının garantisi. Tek eksik Eskişehir'in liglerde mücadele eden herhangi bir basket takımının bulunmaması. Bu konuyu da Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Davut Aydın çözüme kavuşturdu ve hem kokteylde, hem de salonda seneye liglerde mücadele etmek üzere kadın takımı kuracaklarının müjdesini verdi. O muazzam salona, güzel şehir Eskişehir'e bir takım yakışır gerçekten. Ligin en renkli takımı olacakları gibi en zor deplasmanın da o güzel salon olacağı kesin. Herkesin büyük beğenisini kazandı salon, emeği geçenlere teşekkür etmiş olalım bu vesileyle.

Face Team'in smaç şovları, Litvanyalı dans grubunun gösterileriyle hareketlenen salonda maç öncesi düzenlenen klasik All-Star yarışmalarında, 3 Sayı'yı Botaş'tan Jolane Anderson, Yetenek Yarışması'nda Mersin BŞB'nin 94 doğumlu gencosu Merve Aydın kazandı. İkisi de beklenen sonuçlardı. Merve'nin parkurlardan birini atlayarak diğerine geçtiğinde Seimone Augustus'un benchden verdiği tepki muazzamdı. Zaman kaybetmesine rağmen yarışı kazanan isim oldu Merve. Son anda organize edilen ve geç de olsa iyi düşünülen 3. yarışmada ise engelli sporcuların katıldığı bir şut turu düzenlendi. O da dediğim gibi geç de olsa ince düşünülmüş bir yarışmaydı. Oraya katılan yarışmacılar önümüzdeki ay Ankara'ya da davetli olacaklar.

Cumartesi akşamı düzenlenen kokteylde Ratgeber ve Ceyhun Yıldızoğlu'nun takımları kurayla karma olarak belirlemesi bu All-Star'ı diğerlerinden ayrı bir yere taşıdı kesinlikle. Ülkemizin hem 1.lig hem de 2.lig düzeyinde bu alanda gösterdiği gelişim ve yaptığı atak şüphesiz ki önemli. Dün sahada Fowles, Augustus, Horakova, Sales gibi yabancıları görmek değerli. (Taurasi ve Penny'i burada görmek de ayrıca güzel olacaktı tabii.) Fakat karma yapalım düşüncesi ve salonun, sanırım, 7 Lira'dan satılan biletlerle tamamen dolması muazzamdı. O havayla birlikte G.Saray'ı andıran Kırmızı Takım'da Işıl-Augustus-Fowles üçlüsünün olayı tamamen şova dökmeleri de olayı ayrı bir boyuta taşıdı. Fowles'ın maça noktayı koyan smacı ise herşeyden farklı bir anlam kattı düne. Öyle ki o anı ölümsüzleştirmek için maçın en az 20 dakikasını vizörden izleyen Aras, smacın ardından 2-3 sıra aşağıdaydı. Salonun muazzam tepkisi, Fowles'ın harika smacı zaten güzel geçen ve son dönemin kadın basketbolu adına en önemli gelişmesi olan güne bambaşka bir anlam kattı. Fowles'ın bu işi becerebilen nadir kadın basketbolculardan biri olduğunu ve bunu bu maçta yapabileceğini biliyorduk fakat bitiş darbesi olması harikaydı. Augustus'un biraz da şansla önüne düşen topunda hareketlenirken bulunduğumuz tribün komple ayaklanmıştı zaten. En fazla sevinen isimlerden biri de Ratgeber'di bu arada, atlamayayım bu detayı da.


İlk yarıda Fowles'ın Işıl Alben'e yaptırdığı harika smaçla bitirelim yazıyı. Fowles'ın potaya asılı bıraktığı Işıl'ın ilk anda yaşadığı sakatlığı düşünerek yere atlamaması ve koç Ceyhun Yıldızoğlu'nun anında yerinden fırlayarak Işıl'ı tutmaya çalışması da ayrıca dikkat çekici bir görüntü oluşturdu. Kadın basketbolunda arkamıza aldığımız rüzgar şu sıralar parke harici noktalardan sekteye uğrasa da kadın basketbolunun bu ülkede daha anlam kazanacağı ve ilgi göreceği günler yakın. Smaç yapan ilk Türk kadın basketbolcu Işıl Alben'in, dün salonda en büyük alkışı alan ve belki de herkes tarafından bilinen tek kadın basketbolcumuz Işıl Alben'in keyifli smacıyla noktayı koyalım:



4 Yorum Yapılmış:

Bapsteba dedi ki...

penny taylor türkiyeyi terk etti diyor medyaspor sitesi.doğru mudur bu bilgi?

Bapsteba dedi ki...

medyaspor yazmışım.özür dilerim. sabah gazetesi olacaktı.

http://sabah.com.tr/SabahSpor/Spor/2011/01/17/ve_penny_taylor_gitti

ali dedi ki...

megabaskette de cıkmıs kardes dogru sanırım

Cengizhan TÜRKİŞ dedi ki...

Kaçırdınız sonunda :) Hennaa