21 Ocak 2011 Cuma

Sizce Biraz Adrenalin Gerekmez Mi? (Cem Akdağ)

Sevgili Cem Akdağ'dan bilhassa altyapı antrenörlerine yönelik güzel bir yazı. TÜBAD'IN sitesinde yer alan bu keyifli yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Tavsiye olunur. Ellerine sağlık koç.

12 Yorum Yapılmış:

ilkay dedi ki...

Ben Cem Akdağa bir çok konuda katılmıyorum.

Altyapılarda bir çok oyuncuya riskli hareketlerden kaçınmasını öğütlemelerinden daha doğru ne olabilir?Genç oyuncular yavaş yavaş çıtayı yükseltmelidir.

Ligimizde atletik oyuncuların değerini de daha yeni anlamadık.Çünkü öyle oyuncular yetişmiyor.Genlerimizden dolayı atletik oyuncu bulmak çok zor.Zaten sadece Muratcan ve Sinan Gülerin bu özellikte olması doğruluyor bu tezi.Harun Erdenayı atletik olarak değerlendirmek çok zorlama olmuş.

Ülkemizde guard pozisyonunda genelde çok atletik oyuncular var.Ama genelde 1.85 altı olduklarından bir üst seviyeye çıkmakta zorlanıyorlar hatta hiç çıkamıyorlar.Bu tarz oyuncular maç kazandıran,her an herşeyi yapabilen adamlar olduğundan 2. ligimizde ve altyapılarda genelde önplanda oluyorlar.Alt liglerdeki oyuncu değil başarı odaklı hareketlerden dolayı oyuncu çıkaramıyoruz zaten.Genç oyunculardan daha atletik,maç kazandıran yapıda oyunculara daha çok süre verilirken potansiyelli oyuncular bu uğurda harcanıyor.Kısa vadede başarı peşindeyiz bu konularda.

Biz atletizmi bi yana bırakalım düzgün şut atan,basketbolu bilen,iyi fundemantala sahip oyuncular çıkaralım önce.Daha gençlerimize basketbolun temel doğrularını öğretemeden atletizm sevdasına kapılmayalım.

Bilge dedi ki...

Koçun bu güzel yazısında anlamadığım bir nokta var: Avrupalılar Amerikalılardan daha beceriklidir diyor.
Bu durumda en becerikli 500 Amerikalı basketbolcu sıralamasına giremeyecek olan Shumpert, Holston, Chatman gibi oyuncuların yıllardır ülkemizin en becerikli oyuncuları olması nasıl oluyor? en becerikli Avrupalılar olarak görülebilecek Navarro ve Jasikevicius, fiziksel olarak kendilerinden zayıf Chris Paul, Nash gibi adamlarla aynı ligde neden tutunamadı? Bakış açımızda bir gariplik var bence.

ilkay dedi ki...

Beceri değil ama teknik beceri demiş.Bu eğer teknik anlamına geliyorsa bu konuda da Avrupalılardan ilerdeler.(Biz Jasikevius,Rubio,Teodosic dersek onlarda Nash,Paul,Kidd,Stockton gibi bir sürü isim sayarlar)

Avrupalıların bu konudaki argümanı oyun aklı,sistem,savunma gibi şeyler olabilir. Bu tarz kollektif konularda NBAden kat kat ilerde Avrupa.Nitekim Barca Lakersı devirdi geçenlerde özel bir maçta.Barca NBA ligine katılsa playoffları zorlar belkide daha ileri gider.Ama tek tek baktığın zaman oyuncuları karşılaştırabilmen tabiki mümkün değil.

Shumpert,Holston,Chatman seviyesinin de altında NBAde bir sürü oyuncu var.Süperstarlar kadar vasat altı oyuncuda var.Daha dikkatli bakarsan o vasat altı oyuncu sirkülasyonun ne kadar fazla olduğunu görürsün.Bu döngüye katılmayıp ekmeğini Avrupada arıyor zaten birçoğuda.NBAe giden Avrupalı sayısıda gitgide yükseliyor.Nowitzki,Ginobili,Scola,Tony Parker,Hidayet gibi lige damgasını vuran Avrupalılar var.

Kısacası onlar bizim basketbol aklımıza biz onların atletikliğine özeniyoruz.

Ama bu bizden basketbol bilgisi olarak geride olduklarını kesinlikle göstermiyor.Biz mücadele ve kazanmayı yüceltirken onlar işin şov ve finans kısmına daha çok bakıyor.Seçim artık basketbolsevere kalmış...

Sarıkaya dedi ki...

Cem Akdağ hoca, Amerika'da Cem Akdağ'a katılmayan kaç tane üst düzey üniversite programının olduğunun farkında mı acaba? Biz de ise, herhangi bir basketbol programı olan üniversite var mı?:-((

Dünya basketbolunu, NBA'deki show tiripleri, hatta savuma 3 saniyesi gibi akıllara ziyan uygulamalar yönlendirecek öyle mi?:-((

Zamanında Michael Jordan'ın dediği gibi "It' a show biz man!"

tarski dedi ki...

@sarikaya cem akdag'in basketbolun tamamen "show biz" olmasini istedigini hic sanmiyorum. kendi karakteri zaten bunun karsisinda gibi bana gore.

@ilkay, "genc oyuculari riskli hareketler kacinmalari ogutlemekten daha dogru ne olabilir demissin".
riskli demek senin yorumun. benim anladigim akdag, bu riskli dedigimiz hareketlerin mac kazandirabilecegini de soyluyor. daha dogrusu, anlik baktigimizda riskli gibi gozuken hareketleri, bir oyun tarzi olarak gorunce, sistematik ve surekli uygulayinca sonucta kazancli cikacagimizi soyluyor. kendi "sistemi" de boyle zaten. onemli olan bunun da bir sistem olmasi. zaten akdag hep soyledigi gibi, tum maci sanki son 3 dk oynaniyormus gibi oynamak. son 3 dk'da geride olan takimlar cogunlukla kazanamasa da, onde olan takimlara yaklasir, risk alarak. bu agresiviteyi belli sinirlar icinde tum maca yaymak cem hoca'nin dusuncesi. burada bir iki fazladan top kaybi, hesaplanabilir kayip olarak gorunuyor, halbuki, risksiz bir oyun sisteminde bunlar cok ekstra handikaplar olusturuyor. bu cesit bir oyun tarzini kucuk yaslardan itibaren yerlestirmek ilerde yapilacak olasi hatalari da azaltiyor.

bununla beraber, riskli dedigimiz hareketleri oyuncular icin belli bir sistem dahilinde serbest biraktigimizda, o oyuncularin ozel oyuncu olmasinin da yolunu aciyoruz. bu ote yandan antrenorler icin de cok yararli. antrenorlere yaraticilik ve kendini gelistirme imkani sagliyor. ayrica benim icin onemli olan, ozel yetenekli oyunculardan, iyi oyuncu cikarmak degil, ozel oyuncu cikarmak.

bir soyle bir animi anlatayim: ben 90larda altyapida oynadim. o zamanlarda fast break, transition sonu, bounce pass kullanmak ozellikle gucsuz genc oyuncular icin ve pasi alacak uzun oyuncular icin zor oldugundan, altyapi antrenorleri tarafindan genelde sevilmezdi, hele ki dribbling halindeyken tek elle atilani. sonra 2000'lerin basinda fransa'ya gelip amator olarak antrenorluk yapmaya basladigimda, ilk olarak kulubumun minik takim antrenmanini izliyordum. ve 11-12 yas grubu ozellikle fast-break sonu, dribbling uzerinden tek elle bounce pass calistiriliyordu. gunumuzde ise uzuna bounce pass cok fazla tercih ediliyor, en buyuk orneklerinden biri de bizim milli takim.

tarski dedi ki...

yukarida yaziyla ilgili olarak:
yanlis anlasilmasin, ben Cem Akdag'i takip ettigim kadariyla, onun felsefesini anladigim miktarda aktardim. ama kendisiyle bir tanisikligim yok. belki tam benim ozetledigim gibi de dusunmuyordur.

ilkay dedi ki...

Hocam bir antrenör olarak bu konuları daha iyi bilirsiniz tabi.

Ben bazı alt lig maçları izlemiş biri olarak sorunun kontrolsüzlük olduğuna inanıyorum.Altyapıdan belli bir düzende-sistemde oynamadan üst lige tırmanan oyuncular çok büyük sıkıntılar yaşıyor.Çünkü alt liglerde maç kazanma isteklerine göre yönlendirliyorlar devamlı.Genelde de hucum anlamında oluyor yönlendirme.Bu da oyuncunun olgunlaşmasının önüne geçiyor.

Koçun örnek verdiği blok ve top çalma konuları ise çok hassas konular.Genç oyuncuların nerde top çalması,nerde bloğa kalkması gerektiği gibi konular zamanla öğrenilecek şeyler.Bunun ayrımını iyi antrenörler oyuncularına anlatıyordur zaten.

Çok iyi iş çıkaran altyapılar var.Bunlar Cem Hocanın dediklerini uyguluyor zaten.Ama çoğu altyapıda değindiğim gibi daha temel düzeyde sıkıntı var.Bu uçurum yetenekli oyuncuların sağlıklı maçlar çıkararak gelişmesini engelliyor zaten.Eğer soruna yönelik konuşmak istiyorsak bence bu konulardan bahsetmeliyiz.

Hakan Demirel,Cenk Akyol,Barış Hersek,Mehmet Yağmur,Ogün Sevinç vs. gibi nice yeteneğin istenilen seviyeye gelmemesini ben bu rekabetsizlik ortamına bağlıyorum.Artık oyuncularımızın NCAAe kaçma nedeni başka ne olabilir?Yoksa bende herkes gibi heyecanlı hareketler izlemek isterim.Ama henüz buna hazır değiliz.

Basketbolu bilen ve seven antrenörleri daha çok görmek dileğiyle...

Tatü dedi ki...

En becerikli 500 oyuncuyu yazda bizde öğrenelim bilge yazılarının ilgiyle takip ediyorum işkembe geniş baya:))

tarski dedi ki...

@ilkay
bir aciklama yapayim: ben sadece 2,5 sene aktif antrenorluk yaptim altyapida, yurtdisinda. uzun zamandir
sadece seyirciyim. dolayisiyla dediklerimin yuzde yuz dogru oldugunu soyleyemem, sadece benim de dogru buldugum cem akdag'in dusuncelerini anladigim kadariyla anlattim. guncel olarak da, turkiye'de altyapilarda nasil calisildigina dair cok fikrim yok.

sizin de bahsettiginiz "olamayan yildizlar" konusu da ayrica islenmeli. hatta bu konuda salsabasket altyapi antrenorlerinin goruslerini yayinlasa harika olur.
cenk akyol'dan baslamak kaydiyla,
baris hersek, can ozcan, hakan demirel, gokper gen, erkan veyseloglu, valentin pastal, neden istenen seviyeye gelemedi onlara gore ben de cok merak ediyorum. tabii buna karsilik, sinan guler, evren buker gibi isimler nasil oldu.

Bilge dedi ki...

tatü, midenin geniş olması, midesiz olmaktan iyidir olaya bir de bu açıdan bakmak lazım!
en yetenekli 500 oyuncuyu arıyorsan son 15 yılın ilk tur draftlerini topla, üstüne şu an kolejlerde top 50 takımdan yetenekli oyuncuları, NBDL ve Avrupa liglerini tara, 500'ü geçer ilk 1000'e doğru yol alırsın, sayısalda sözelden iyiysen başarabilirsin bunu!

Bilge dedi ki...

@İlkay
Ginobili ve Scola Arjantinli onlar da Amerikalı sonuçta!
BArca NBA'de play-offları zorlar diyorsun, ben sana söyleyim BARCA NBA'de 20 galibiyeti zor görür. Evinde daha sezonu açmamış bir Lakers'ı yenebilirsin ama normalde bırak o Lakers'I Golden State falan bu maç başı 25 şut zor sokan Barca'Yı duman eder.
Böylesi bir basketbol sistemi kurmuş adamlar basketbol aklı konusunda da çok ileride..Onların derdi süper yıldız yaratmak, yıldız olmayan oyuncular umurlarında bile değil, Avrupa'nın derdi ise takım oyuncusu yaratmak, aradaki fark bu. Yoksa Avrupa Şampiyonu yunanistan'ın futbol aklı Brezilya>'dan iyi ama neye yarar?

Tatü dedi ki...

@Bilge
Yaptığın hakareti sana iade ediyorum seviyeni belli ettin yine bak. Tartışmayı bilmiyorsan sağda solda olmayan bilgilerinle yorum yapma...