13 Şubat 2011 Pazar

ABD-Türkiye Hattı #7: Damon Jones, Bir Garip Adam


Texas'ta her şeyin daha büyük olduğu söylenir: "Everything is bigger in Texas!" George W. Bush'un beyninden emin değilim ama eyaletteki gereğinden büyük şeylerin başında Galveston doğumlu Damon Jones'un egosu geliyor belki de. Onu NBA kariyerindeki 11 sezonda tam 10 farklı takıma sürükleyen şeylerden biri de bu egosu. Yoksa zihinsel olgunluğuna ulaşabilmiş olsaydı Steve Novak gibi tek işlevi üçlük sokmak olan bir adam San Antonio'dan kontrat kapabiliyorken, o da Aliağa'ya gelmek zorunda kalmazdı. Hayır, Jones'un da dış şut haricinde öyle çok büyük meziyetleri yok, fakat bunun yanında oyunu diğer alanlarda çok büyük handikaplar da taşımıyor. Ve gerçekten, cümlemin doğruluğunu yargılamadan önce Novak'ı tanımalısınız. Bu kadar tek yönlü bir oyuncuya çok sık rastlamazsınız.

Jones'un egosunu somutlaştırmak için en iş görecek alıntısı muhtemelen InsideHoops'a verdiği şu röportajda -Tık!- ağzından dökülenler...

Inside Hoops: Yanımızda Cavs'in en iyi oyuncusu var.
Damon Jones: Dünyanın en iyi şutörü.
IH: Lafı açılmışken, şöyle bir anketimiz var. Dünyadaki en iyi üçlükçü hangisidir? (A) Damon Jones. (B) Başka biri. Tüm seçenekler bu kadar.
DJ: (A) Damon Jones. Açık ara. Milyarda bir rastlanacak biri. Belki diğeri Ray Allen olabilir.
IH: Yani bir gün Ray de dünyadaki en iyi şutör olmayı umabilir.
DJ: Hayır, olduğunu düşünmeyi umabilir.
IH: Tamam, bir de şöyle söyleyelim. Bir üçlük denedin ve her nasılsa girmedi. Hakemler o anda maçı durdurup topu değiştirmeli, öyle değil mi?
DJ: Hayır, düdük çalıp maçı durdurmaları yeterli. Çünkü kaçırdıysam, birisi bana faul yapmış demektir.

Bunun muhtemelen röportajdaki bir geyik olduğunu düşünebilirsiniz. Türkiye'ye gelen yabancıların akla zarar açıklamaları ortaya serilecekse, Ricky Davis'in meşhur cümlesini safdışı bırakması zor gözüküyor zaten. Cleveland'dan takas edildikten sonra ne dediğini artık hepimiz biliyoruz: "LeBron James'in sadece benim skor bulmama yardımcı olacak yeni bir ekleme olduğunu düşünmüştüm." Fakat Jones'un özgüven fazlası sadece sahadaki oyunuyla alakalı değil. Kariyerinde 1 sezondan fazla zaman geçirdiği tek adresi olan Cleveland'da Danny Ferry'den yıllık ortalama 4 milyon kazanacağı kontratı aldığı gün, çıkıp dört tane yeni son model otomobil aldığı rivayet edilen bir arkadaş kendisi. All-Star haftasonlarında giysi seçimleriyle kırmızı halı atmosferi yaratan ve her zaman muhabirlerin ve fotoğrafçıların ilgi odağı olan bir garip basketbolcu aynı zamanda. (Leopar desenli ve kadife ceketlerinin fotoğrafları evinize sadece bir Google araması uzaklıkta.)

Transfer haberini ilk duyduğumda pek fazla şaşırmadım. Birkaç sene önce Napoli'de oynamıştı ve İzmir'in kızlarının da en az oradakiler kadar güzel olduğunu duymuş olabilir diye düşündüm. (Genç kızlarımız dikkat etmeli.) Takıma ne katar bilmiyorum, bunun için önce kafasının içindekileri bilmek gerekiyor. Twitter adresinde yazdıkları sadece yazarken kafasının hayli güzel olduğunu gösteriyor, oradan çıkarım yapmak da sağlıksız olur. Bu cümleyi kuracağımı bundan birkaç sene öncesine kadar düşünmezdim ama bu sene ikinci kez falan kuruyorum: "Burak Bıyıktay için üzülüyorum." Teknik becerileri her zaman tartışmaya açık olan -hatta bana kalırsa tartışmaya açık olmayacak derecede yetersiz olan- ve içinde bulunduğu takıma en büyük faydayı doğru kimyayı kurarak sağlayabilen bir koç için yan yana bulunmak istemeyeceği bir adam Jones. "Basketbol mutlu insanlarla oynanır" mıydı neydi o özlü sözü üstadın, tam hatırlamıyorum. İstemeyeceği kadar mutlu bir adam kazandırmış yöneticiler kendisine, fakat Jones gibi bir karakterle tanıştıktan sonra bu özlü sözün mahiyetini yeniden gözden geçirmek isteyebilir.

Oyunu hakkında söylenecek fazla söz yok. Kendisinin abartıyor olması gerçekliğini gölgelemez, gerçekten de çok sağlam bir şutör. Bu satırların yazarının da oynadığı dönemde şut stilinden en çok haz duyduğu isimlerden biriydi. Penetre üzerinden hücum gibi bir silah yok, tamamen catch-and-shoot adamı. Flip Murray için de böyle demiştik, fakat o Avrupa basketbolunda penetrelerini kimi zaman şutlarından da önce cebinden çıkarmayı yeğliyor. Oyunundaki bu evrimi öngöremediğimizi kabul edelim ama Jones'un repertuarında bu hakikaten hiç yok. Kötü savunmacı değil, ama burada ne kadar takılır savunmaya emin değilim. Ve bir kez daha bahsetmemiz gereken şey: Özgüven.

"Sadece Cleveland'daki değil, tüm NBA'deki en çekici oyuncuyum. Dışarı akşam yemeğine ya da bir gece kulübüne çıktığımda, Damon Jones'u hiçbir zaman bir kadının peşinden koşarken göremezsiniz. Buna ihtiyacım yok. Bir kadın Damon Jones ile ilgileniyorsa, kovalaması gereken o. Yoksa benimle buluşmayı hiçbir zaman başaramaz. Bense hiçbir kadını kovalamak zorunda değilim. Ben bir kadının isteyebileceği her şeyin vücut bulmuş haliyim. Çekiciyim, karizmatiğim, zenginim. Her kadının rüyasıyım."

2006 Playoffs. Cleveland o dönemlerdeki en büyük rekabetini yaşadığı Washington'la ilk turda eşleşmiş. 3-2 önde geldikleri başkentte son 14 saniyeye 1 sayı geride giriyorlar ve maç boyunca oyuna girmemiş Jones kenarda görülüyor. Sonrası aşağıda:


6 Yorum Yapılmış:

SsS_M dedi ki...

harika bir yazı olmuş ellerine sağlık sheed.Bir Aliağa taraftarı olarak merak etmeye başladım kendisini.Egosu çok yükseklerde kendini beğenmiş biri yazıdan anlaşıldıgı üzere.İzleyip görelim neler katabilecek veya katamayacak takıma.

Johnny dedi ki...

Bıyıktay yetersiz , Kaan Üner hepten yetersiz ? Bu durumda Jones gibi bir riski almaktan kolay ne var ?

Tatü dedi ki...

Çok güzel yazı eline sağlık.
Demekki damonu Aliağadan çok Basmane Karşıyaka taraflarında göreceğiz:)

Cakarta35 dedi ki...

bırakın bea adam türkiyeye gezmeye gelmiş 5te 3- 3 lük atar basmane tepecik istediği yere gider dokunmayın evlatçağıza oynar o oynar aliağa ya yeter.izmir onu bekliyor.

Miksiyon dedi ki...

Sheed aşkolsun ya nerde Tyler smith yazısı;)

Sheed dedi ki...

teşekkürler.. coniboy'un sorular retorik soru galiba, o yüzden cevap vermiyorum..

miksiyon,

tyler için tennessee'deki arkadaştan bekliyordum dediğim gibi.. ama demek ki vakit yaratamadı.. kusura bakma..