11 Şubat 2011 Cuma

Beşiktaş CT: 90 - M.P. Trabzonspor: 88 (İlk Finalist Beşiktaş)

Spor Toto Türkiye Kupası'nda ilk finalisti belirleyecek maçta Medical Park Trabzonspor ile karşılaşan Beşiktaş Cola Turka, büyük çoğunluğunu geride götürdüğü maçın son çeyreğinin son kısımlarında savunmada hareketlendi, önce Serkan Erdoğan, sonra da Ogilvy'nin kritik sayılarıyla rakibini dönüşü olmayan bir yola sürükledi, finale yükseldi. Trabzon'da son çeyrekte yaşanan panik havası ve yapılan top kayıpları olası galibiyetin önünü kesti. Michael Wright 22 sayı üreterek maçın en skorer ismi olurken, Beşiktaş cephesinde Ogilvy 21, Kemp 19, Serkan da 18 sayı ile oynayıp galibiyetin mimarları oldular.

Rasic'in üstün saha görüşünü kullanarak arkadaşlarına boş pozisyonlar yaratmasıyla daha bir sistemli gözükerek oyuna başlayan Trabzonspor'a karşı Beşiktaş'ın ilk isteği formda uzunu Ogilvy'i topla buluşturmaktı. Chatman - Mustafa Abi değişikliğini yaparak hem savunmadaki düzeyi yukarı çekmeyi hem de Rasic'i frenlemeyi düşünen Ataman bu isteklerinde çok başarılı olamadı. Her iki takım da savunma seviyesi olarak kötü durumda idi. Wright bir pota altında, Ogillvy ise diğer pota altında üretim sağladılar, daha ilk periyotta 8'er sayıya ulaştılar. Beşiktaş'ta Ogillvy'e destek güç olarak yeni transfer Kemp ve Serhat Çetin göze çarptı. Kemp takım basketbolundan biraz uzakta idi ama 6 sayı üretmeyi başardı. Bu 3 oyuncusu dışında sayı üretemeyen Beşiktaş'a karşı Trabzon cephesindeki sayı dağılımı biraz daha dengeli idi. İlk periyot skoru: 19-22 Trabzon.

Düşük düzeyli savunmalar ikinci çeyrekte de oldukları yerde durdular. Ergin Ataman Efes'in başındayken de sıkça başvurduğu ön alan baskıyla oyunun ritmini değiştirmeye çalıştı biraz, o kadar. Serkan Erdoğan'ın üst üste bulduğu sayılarla takımın en skorer oyuncusu konumuna gelmesi ile Beşiktaş skoru dengelemeyi başardı. Ama önce Milosevic ile (ilk çeyreğin sonundaki ters turnikeyi de sayarsak tam 4 tane) rahat turnike sayıları üreten, sonra da Obasohan ile üst üste 2 kritik üçlük bulan Karadeniz temsilcisi devreyi önde kapatmak için gerekli adımları attı. Hadi'nin 4 sayılık ekstra katkısı da gözden kaçmadı, takım adına önemli idi. Beşiktaş cephesinde ise Chatman bildik performanslarından uzaktaydı. Beşiktaş 4/7, Trabzon ise 5/9 ile üçlük atarak ilk 20 dakikada %50'nin üzerinde birer yüzdeyle oynadılar. Devre skoru: 42-44 Trabzon.

Karşılıklı sayılarla geçen üçüncü çeyrekte Beşiktaş biraz daha diri başlayan taraftı. Savunmada kapılan toplar, rakibi hataya zorlamalar devre arasında savunma tarafı için uyarıldıklarını gösteriyordu ama bu dirençleri kısa sürdü, maç yeniden iki tarafın da savunmadan ziyade hücuma kafa yorduğu eski halini aldı. Trabzon'da Ersin ve Wright toplam 16 sayı, Beşiktaş'ta ise Chatman, Kemp ve Ogilvy toplam 17 sayı ile çeyreğin en efektif isimleri idi. Skorun her iki taraf lehine de döndüğü zamanları yaşadığımız üçüncü çeyreğin skorunu Michael Wright'ın kazandırdığı basket-faul belirledi: 63-66 Trabzon.

Final periyoduna Ogilvy'nin 4'lemesi ve Rasic'in süre biterken voleybol çizgisinden yolladığı isabetli üçlük ile psikolojik avantajları da cebine koyarak girdi Trabzon. Ama 71 sayıda tıkalı kalınca, siyah beyazlılar yetişip skoru 71-71'de dengelediler. İmdada sahanın en skoreri Wright'ın basket-faulü ve Milosevic'in faul atışları yetişti, skor yeniden 71-75'e geldi. Kemp'in üçlüğü ile fark 1 sayıya indi ama günün sürpriz performans sahibi Hadi 4 kritik sayıyla takımını oyunda tuttu. Fakat ikinci çeyrekteki üstün performansından sonra sessizliğe bürünen Serkan Erdoğan daha son sözü söylememişti, önce süre biterken gönderdiği tam kendi stili üçlük, sonra da savunmada kapılan topu basket-faul ile bitirişi bitime 1 dakika kala tüm dengeleri alt üst etti, Beşiktaş 83-81 ile öne fırladı. Burada Hadi'nin yaptığı yanlış üç sayılık şut tercihinin altını da çizmek lazım. Gerçi Milosevic çabuk bulduğu sayı ile skoru yeniden dengeleyip geçici krizi atlattırdı takıma ama peşi sıra gelen hücumda Ogilvy'nin basket-faulü öldürücü bir darbe idi. Milosevic'in yarı saha ihlali yaptığı ama hakemlerin çalmadığı pozisyonda Obasohan üçlüğü sokup 3 saniye kala farkı 1 sayıya indirdi. Chatman taktik faullerin ilkini soktu, ikincisini kaçırdı, ribaunda el sokan Cevher süreyi eritti. Böylece Beşiktaş son çeyreğin son yarısında uyanıp savunmada direnç göstermeye başladığı maçı, kaybetme noktasından çevirerek finale yükselmeyi başardı. Ve rakibini beklemeye başladı. Maç skoru: 90-88 Beşiktaş.

Beşiktaş C.T. (90): Serkan Erdoğan 18 (1 ribaund- 5 asist), Mustafa Abi (2 ribaund), Hüseyin Beşok 2 (2 ribaund), Serhat Çetin 7 (1 asist), Michal Ignerski 5 (2 ribaund- 1 asist), Marcelus Kemp 19 (1 ribaund- 3 asist), Mire Chatman 11 (7 ribaund- 5 asist), Cevher Özer 7 (6 ribaund- 1 asist), Andrew Oglivy 21 (4 ribaund- 2 asist)

M.P. Trabzonspor (88):
Igor Milosevic 16 (2 ribaund- 4 asist), Aleksandar Rasic 5 (1 ribaund- 3 asist), Ali Karadeniz 22 (6 ribaund), Hadi Özdemir 12 (6 ribaund- 1 asist), Ersin Görkem 15 (8 ribaund- 2 asist), Goran Cakic 4 (3 ribaund- 3 asist), Derrick Obasohan 9 (1 asist), Alvin Snow 5 (1 ribaund- 4 asist)

7 Yorum Yapılmış:

bartuğ kemal dedi ki...

bu maçı tecrübesizliğimizle verdik ama iyi yoldayız.
yine de miloseviç'in guardlığını hiç beğenmedim.her hücumda gözü kapalı bir şekilde içeri girdikten sonra,karşısında uzun görmezse sayı üreten,faul almayı beceremezse de dışarı toğru topu sallayan bir guard.bu sallamaların sonucu da son 2.5 dakikada gördük ki 5 sayılık farkı eritip rakibi 5 sayıyı öne geçirmek oldu bu maçta. geçen maçta da aynı tarzda oynamış ve tepkimi almıştı.serkan son dakikaları çok iyi oynadı fakat beşiktaşın son dakikalardaki başarısının altında basketi atmış olan serkana bir de faul yaparak 3 sayı bulmasını sağlayan snow'un, aynı hatayı ogily'ye iki kez yapan ersin ve hadinin katkısını unutmamak gerekir.bu oyuncuların bu kadar amatörce hareket etmelerini anlamak mümkün değil.gerçekten çok can sıkıcı.

bugün en çok canımı sıkan şey ise sakotanın son 2.5 dakikada takımı oynatma konusunda bu kadar beceriksiz olduğunu düşündüğüm miloseviçi kullanması oldu.elinde rasiç varken onu ve obasohanı kenarda oturtup snow ve miloyu kullanması çok saçma geldi bana. ikisinin bariz hatalarıyla da eldeki maçı verdik.

ikinci bir can sıkıntısı ise (sadece son çeyreği tam izleyebildiğim halde tamamı öyleymiş diye duydum) bu takımın savunmada iki gün önce zaman zaman göstermiş olduğu sertlik ve mücadeleyi bu maçta hiç görememekti.

neyse sağlık olsun diyor, ilk yılında kupa finalinin kıyısından dönen takımımızı tebrik ediyorum.

miloyu hiç beğenmedim iki maçta izleyebildiğim kadarıyla ama kullanılacaksa bile asla ama asla maçın kırılma noktalarında onunla oynamamak gerekli.bugün son çeyrekte oyundan alınmadan evvel 2 üst üste hata yapmış olsa da rasiç bu takımın en önemli oyuncusudur ve maç sonunu en iyi o oynar diye düşünüyorum.

Utku61 dedi ki...

Yabancı diye oyuncu alıyorsun ve senin Türk oyuncun ondan daha fazla hem savunmada hem hücumda katkı veriyorsa(sadece bu maçlık değil) Trabzonspor'un yabancı tercihlerini bir kez daha düşünmesi gerekir. Cakic hiç takıma katkısını göremedim.(geldiğinden beri) Snow eline al topu salla başka bir şey yapma. 2 tane adam akıllı yanabcı alıp şu takıma kazandırsaydınız ne olurdu.

İki takımda savunmasız bir maç oynadı. Açıkcası bu kadar rahat bir maç her iki tarafıda iyi oynadı diye yanıltabilir. Sonuçta Finali kaçırdık ilk yılımızda bu dar kadro ile iyidir. Artık lige endeksleniyoruz. Bjk yı kutlar kupa finalindeki takımlara kavgasız gürültüsüz bir maç dilerim.

bigben dedi ki...

Snow ve Cakic için federasyona ödenen ekstra harçlara üzülüyorum.
Bunların yerine birebir savunması etkili, istikrarlı şutu olan 2 numara ile potaya yakın oynayan blok tehdidi olan bir 5 numara olsa takım daha yukarıları oynar. Sezon bu kadro ile tamamlanır büyük ihtimalle.
İlk sezonda kupada finali 2 sayıyla kaçırmak (onca sorun da düşünüldüğünde) başarı sayılır. Tebrikler uşaklar!

sinan dedi ki...

@bigben Ts nin kolay gruba düşmesi sonucu kupa finaline bu kadar yaklaştı diğer grupta olsaydı maç bile kazanamadan elenirdi.

tanju dedi ki...

3 saniye kala Milosevic'in yarı saha ihlali yaptığı ama çalınmadığı pozisyonda demişsiniz de orada ribaund mücadelesi sonunda top orta sahaya doğru geldiğinden Milosevic ayağı çizgiye bassa bile geri pas olmaz ki, ribaund mücadelesi sonunda gelen bir pozisyondu çünkü. Ribaundlardan sonra çelinen toplarda yarı pas ihlali olmuyor yanlış bilmiyorsam.

bigben dedi ki...

@sinan

Kime göre / neye göre kolay gruptan gelmişiz? Mesela bana göre Balıkesir grubu daha kolaydı. Ortada alınmış bir netice var. Ayrıca farklı -se'ler ve -sa'lar kullanırsak bu takım şampiyon da olabilirdi sizin bakış açınıza göre. O nedenle, çok takılmamak lazım. Basına yansıyan ve yansımayan onca soruna rağmen buraya gelmek başarıdır. Gaziantep, Balıkesir, Ordu ya da Antalya; çok önemli değil.

sinan dedi ki...

@bigben
objektif olursan sende kolay bir grupta olduğunu göreceksindir final gurubundan bahsediyorum. Ts ancak aliağa ve benzeri güçte takımları yenebilir ilk 6 içindeki takımları yenecek gücü henüz yoktur ne yazikki ha yener belki gününe getirirse ama bakıldığı zaman bu takımlarla baş edecek olgunlukta asla değil. Belki daha sonraki yıllar.