2 Şubat 2011 Çarşamba

F.Bahçe Ülker: 80 - Zalgiris: 72 (Kötü Basketbolu Bertaraf Eden Üçlükler)

Engin ve Vidmar'a alışkınız ama bugün son maçlarda oynayamayan Kinsey ile birlikte Kaya da yok. E Ömer Onan zaten hasta. Rakip grubun en zayıf halkası konumundaki Zalgiris. Hani şu geçen sene son saniye üçlüğü ile sarı lacivertlileri daha ilk turdan Euroleague dışında bırakan Zalgiris. Maça kötü başlandı, çift haneyle geriye düşüldü, berbat bir faul yüzdesiyle oynandı, kötü bir basketbol ortaya kondu ama yine ne yapılıp edilip maç kazanıldı. Bu herşeyden önemli. Geçen sezonlarda bu tarz oyunlardan sonra alınan yenilgiler ve yakılan ağıtlar hala akıllarda. Bugün üç sayılık atışlardan tam 33 sayı çıkarttı F.Bahçe Ülker, ki zaten olayı kıran, takımı olaya tutunduran da bu üçlüklerdi. Mirsad, Emir, Oğuz, Ukic, Tomas günün öne çıkan performans sahipleri idi. Valencia karşısında stresli bir maç oynanmıştı ama bu maç çok daha farklıydı. Bildiğin kötü basketbol oynayan bir F.Bahçe Ülker vardı sahada. Sakatlar, hastalar, onlar, bunlar.. Ama yine de hanede galibiyet var, hanede yine namağlupluk var. Bu şartlarda bundan iyisi Şam'da kayısı.

Maça oldukça kötü bir giriş yapan F.Bahçe Ülker, daha 5 dakika dolmamıştı ki çift haneli farklarla geriye düştü. Önce 5-15, sonra da 7-17'ye selam eden skor, Mirsad ve Jasikevicius'un oyuna girmelerinin ardından 180 derece dönüp evsahibi istikametinde yoluna devam etti. Jasikevicius, Tomas ve Mirsad'ın art arda gelen isabetli üçlükleri hem takımı hem de taraftarı uyandırdı. Jasi & Oğuz ikili oyunundan gelen sayı ile de maçta ilk kez öne geçti sarı lacivertliler. Böylesi kötü başlanan ve 1/5 ile serbest atış atılan bir çeyreği 22-19 önde kapatmak sevindirici idi.

Ama ilk çeyrekte yakaladığı ritmi, ikinci çeyreğe taşıyamadı F.Bahçe Ülker. Ya da taşımadı. Ömer Onan'ın çeyrek başındaki sayıları bile tutuk takımı ateşleyemedi. Standby modunda geçen ikinci çeyrekte, Jasikevicius'un oyuna girmek için kenara geldiğini görüp coşan Ukic'in sayılarıyla 6 sayılık fark yakalandıysa da bu avantaj devre sonuna kadar sürdürülemedi. Süre biterken Collins'in elinden çıkan üçlük, takımları soyunma odasına berabere bir skorla götürdü (41-41). Oğuz 11 sayı ile ilk yarının en skoreri. Efektiflik açısından bence Oğuz'dan daha iyi olan Mirsad ise 7 sayıda idi. Bir parantez de Sean May için açmak lazım, her hareketi zarar ziyan yahu bu adamın. Marjanovic onu da Lavrinovic'i de parmağında oynattı.

İkinci yarıya Oğuz, Tomas ve Mirsad'ın sayılarıyla giren F.Bahçe Ülker, skoru 48-43'e çekti. Ancak ofansif icraatlardan daha önemlisi rakibi hataya sürükleyen defansif uyanıştı. Acaba maç istediğimiz şekle girer mi diye düşünürken, tempo yeniden düştü, tıkanıklık yeniden baş gösterdi, kötü basketbol yeniden hortladı. 48-47'de uzunca bir süre durakladı skor, her iki takım da üçer beşer kez boş döndüler hücumlarından. Olaya noktayı koyan Collins oldu, faul atışlarından bulduğu sayılarla Zalgiris'i uzun bir aradan sonra yeniden öne geçirdi. Ukic'in uzun mesafeli üçlüğü ile oyuna tutunan sarı lacivertliler, Emir ve Mirsad'ın her seferinde 1/2 attığı 8 faul atışının üstüne bir Ukic üçlüğü daha buldu. Final periyoduna 58-54 önde girdi takım. Preldzic'in kendisini faul çizgisine getiren cesaretli penetreleri ve elbette Ukic'in iki kritik üçlüğü, takıma bir kez daha uyanma şansını tanıdı.

Şans tanındı tanınmasına ama Zalgiris'in son çeyreğe 5-0'lık seriyle girip yeniden skorda öne geçmesi bir anda herkese buz kestirdi. Tam bu anda bu maçtaki en büyük kurtarıcı rolündeki üçlük isabet yeniden kendini gösterdi. Tomas'ın gecikmeden gelen üçlüğü, ardından Mirsad'ın üçlüğü, ardından bir Tomas üçlüğü daha.. Maç tıpkı 1. ve 3. çeyreklerde olduğu gibi bir kez daha ritim yakalama şansı tanıdı F.Bahçe Ülker'e. Bitime 04:39 kala 71-63 ile fark 8 sayı oldu. Sarı lacivertliler için bu maç adına en yüksek farktı, tabi o an için. Sonra 9 da oldu, üçüncü çeyreğin sonundan beri iyi oynayan Emir'in üçlüğü ile 10 da oldu, 8 ile bitti. (80-72)

F.Bahçe Ülker (80): Roko Ukic 12 (2 ribaund- 4 asist), Mirsad Türkcan 13 (14 ribaund- 3 asist), Ömer Onan 5, Darjus Lavrinovic (7 ribaund- 2 asist), Sarunas Jasikevicius 7 (1 ribaund- 2 asist), Oğuz Savaş 15 (5 ribaund- 3 asist), Marko Tomas 15 (1 ribaund), Sean May (4 ribaund), Emir Preldzic 13 (4 ribaund- 3 asist)

Zalgiris Kaunas (72): Marcus Brown 6 (3 ribaund- 2 asist), Aleksandar Capin 12 (2 ribaund- 2 asist), Martynas Pocius 6 (3 ribaund- 4 asist), Tomas Delininkaitis 10 (2 ribaund), Tadas Klimavicius 2 (3 ribaund), Paulius Jankunas 14 (6 ribaund- 1asist), Arturas Milaknis (1 ribaund), Bojan Marjanovic 4 (3 ribaund), Travis Watson 4 (6 ribaund), DeJuan Collins 14 (1 ribaund- 1 asist)

13 Yorum Yapılmış:

jbck dedi ki...

Maçın özeti kenarda kıyafetleriyle oturan Vidmar, Kinsey, Engin ve Kaya'dır. Umarım bu iki haftalık arada en azından Kaya ve Kinsey toparlanır. Oğuz maç sonunda hafta içi 9 kişi çalışabildiklerini, 5'e 5 maç bile yapamadıklarını söyledi.

Özcan Yüksel dedi ki...

Saras farkı kapattı Mirsad takımı oyunda tuttu Predzic ekstra işler yaptı Ukic ve Tomas sadece kritik zamanlarda parladı Oğuz hücumda olumlu davrandı Fener her rebaund için savaştı...

Olumsuzluklara rağmen olumlu şeylerden bahsetmek istedim bu sene her türlü maç kazanıyoruz maç başında beyaz bayrak ayna yaptığımız da geriden geldiğimiz de başabaş oyunda son çeyrek coştuğumuz da oluyor.. Ne olursa olsun takım olarak duruşu çok güçlü bu takımın izledikçe keyifleniyorum helal olsun

LosTurcos dedi ki...

Bu şartlarda bu galibiyet çok iyi oldu. Şimdi Zalgiris deplasmanına kadar iki hafta var. Kinsey ile Kaya dönecek, Engin bile dönme hazırlığında olabilir, son ameliyattan sonra 4-6 hafta içinde dönüş yapacağı söyleniyordu. Benim merak ettiğim Vidmar'ın durumu, tamamen sezonu kapattı mı yoksa en azından son 8'e yetişebilir mi?

serpil dedi ki...

maçtaydım.. harika bir atmosfer vardı. takım çok serbest atış kaçırdı ama olsun.. onlarla gurur duyuyoruz.. bu arada taraftar bugün çok iyiydi.. çok motiveydik tekrardan helal olsun takıma ve taraftarlara..

esfender karagoz dedi ki...

Verilecek ara ilaç gibi gelecek. İki haftadır acaip istatistiklerle galibiyet çıkarıyoruz. Geçen yıllara baktığımızda bu ümit verici. Bu arada top kayıplarının miktarı bir yana oluş şekilleri saç baş yoldurdu...

murat ozen dedi ki...

Ben gruptan deplasmanda zalgris`i yenemezsek cıkamayacağımızı düşünüyorum.

Daha kötü düşüncem ise deplasmanda yensek bile içeride Olimpiakos maçını kaybetmemiz durumunda çıkamama tehlikesi. Grupta 3 takımda 4g-2m yapabilir. Bu durumda averaj heapları devreye girecek. Dün gece olimpiakos averajını düzeltti. İşler son maça kadar oldukça karışık.

Ürettiğim felaket seneryolarını bir kenara bırakırsak takım çok iyi mücadele etti. Hepsine kocaman tebrikler...

Batuhan dedi ki...

Tebrikler Fenerbahçe Ülker.Bu kadar eksiğe rağmen ortaya konulan takım karakteri artık kafamdaki soru işaretlerini dağıttı, bu takıma karşı olan inancım bir kat daha arttı dün akşam.Benchin arkasına bakınca nerdeyse bir beş daha kenarda oturuyordu, eksiklere rağmen çok önemli bir galibiyet oldu.Saras'la Oğuz'un pas bağlantısı yavaş yavaş kurulmaya başlıyor, Saras Rytas'a Cemal Nalga'yı FB'ye karşı milli yapmıştı, Oğuz'uda nba yapabilir ilerleyen zamanlarda.Mirsad'ı anlatmaya satırlar yetmez, sporcu gençler bu adamı ve Ömer kaptanı iyi izlesinler.Tomas Efes maçından beri inanılmaz katkı veriyor.Ukiç'i Saras gelince rahatladı, 25 dakika civarı süre aldığında çok daha verimli.Emir 2 ve 3 numara oynadığında neler yapabileceğini son 2 Euroleague maçında gösterdi.Serbest atışlar berbattı, maç çok daha farklı kazanılabilirdi, sanırım yüzde düşüklüğü, bu dar rotasyonun yarattığı yorgunluktan kaynaklanıyor.Maçlara verilecek ara FB'nin şansı diye düşünüyorum, umarım Kinsey ve Kaya rotasyona bu sürede sağlıklı şekilde döner.Deplasmanda alınacak bir Kaunas galibiyeti daha, ve buna ilave Valencia evinde Olympiakos'u devirirse FB'ye muhtemel bir liderlik yolunu sonuna kadar açacaktır.

Johnny dedi ki...

"Bir parantez de Sean May için açmak lazım, her hareketi zarar ziyan yahu bu adamın. Marjanovic onu da Lavrinovic'i de parmağında oynattı." demişsin.

Marjanovic dün 1/3 ile 4 sayı attı. Bu parmağında oynatmak mıdır ? Kendisine Olympiakos maçı haricinde (ki o maçta iyiydi) hiç doğru düzgün şans verilmemiş May'e sallamak için bu iştah niyedir ?

matadorxx dedi ki...

36 yaşındaki marcus brown 27 dakika süre alıyorsa, biz ibrahim kutluaya büyük haksızlık yapmışız. o adam bu kulübün sembolüydü. en az 3 yıl daha oynayabilirdi. faydası olur zararı olmazdı. gerektiğinde yüreğini ortaya koyup savaşırdı. bence tanjevic li yılların en büyük hatası buydu!!

lazfatih61 dedi ki...

saras ın gelmesi takıma çok sey kattı,kaya peker olmamasına rağmen bugun oğuz mükemmele yakın oynadı..emir yine süperdi,ömer onan maça ağırlığını koymamasına reğmen fener son dakikalardaki tecrubesiyle maçı kopardı..bir sorun da salondaki fener taraftarına olacak 15 bin kişi olmasına rağmen hakemi ve rakibe baskı olusturamadık.maçı kazanamamasına rağmen partizan bunu efese çok güzel yapmıştı.. fener grup 1.cisi olarak çeyrek finalde..fenerbahçe bu sene fin

lazfatih61 dedi ki...

kinsey gözlerim hala senii arıyor.

Cevad Zort dedi ki...

kinsey ve kaya olmayınca takımın savunma sertliği 1-2 çıt alta iniyor , mirsad karakterindeki adamlar çok önemli işte, onun inadı sayesinde tuttu maçı fener

Batuhan dedi ki...

Sean May iyi mi kötü mü karar vermek için süre alması lazım.Olympiakos maçı ölçü değil, yada Kanunas maçı May'i kötü oyuncu yapmaz, iki maçla iyi yada kötü demek doğru değil.Benim gözlemim hala takıma uyum sağlamaya çalışıyor özelliklede savunmada nerde duracağını çözebilmiş değil, hücumdada zorlamadan akıllı toplar kullanmaya çalışıyor.Geldiğinden beri kilo vermiş gibi gözüküyor.Yeterli mi, daha iyisi alınaz mıydı, mutlaka iyisi vardır.Saras'ı getirebiliyorsan beklentiler otomatikman yükseliyor.