26 Şubat 2011 Cumartesi

F.Bahçe'den Avrupa'ya Veda

Sezon başlarken yolun sonu çok farklı hayal edilmişti elbette. Belki de İstanbul'da oynanacak bir Final-Four'da kazanılacak kupaydı hedef. Fakat kötü son Rusya'da karşıladı F.Bahçe'yi. Salı günü Caferağa'da çok dramatik şekilde alınan mağlubiyetin ardından Moskova'ya 'sürpriz' yapmaya ve seriyi yeniden İstanbul'a taşımaya giden F.Bahçe, devrede oyunda kalmayı başarsa da 22-10'luk 3. periyot skoruyla Euroleague'i bir kez daha çeyrek final aşamasında tamamlamış oldu. Daha kapsamlı maç yazısı ve ikinci bir göz için TIK! diyebilirim. Bugün ilk 15 dakika geride kaldığında Tammy, tam 4 dakika boyunca parkedeydi. Koç Ratgeber, ilk maçtaki ve hatta yeni sistemin en başından itibaren yaptığı hatadan dönmüş olsa da bunun faturası çok çok ağır oldu. Serinin sonucunu bu 4 dakika üzerinden bile okuyabiliriz aslında. İki takım arasında oynanan son 12 karşılaşmada alınan 11. Spartak Moskova galibiyeti bu aynı zamanda. Fakat, bu kez seri öncesinde ve hatta sezonun en başında avantajlı olan taraf F.Bahçe iken işler bir anda parke haricinde kontrolden çıktı. Sezon başında koç Cem Akdağ'ın preview tadında yazdığı bir yazıda 'Bu sezon Kadınlar Euroleague Dörtlü Finalinde Ekaterinburg ve Fenerbahçe takımlarını göremezsek büyük bir ihtimalle sene içinde beklenmedik bazı aksilikler yaşanmış demektir.' öngörüsü şu andaki durumu en iyi özetleyen cümle olabilir.

Tüm bu yaşananların üzerine Başkan Aziz Yıldırım'ın ilk maçtaki mağlubiyet sonrası yaptığı sert açıklamaların içeriğinin takımın yükünü sırtlayan çekirdek yerli kadrosunda pek hoş karşılanmadığını söylemek lazım sanırım. Koç Ratgeber de maç sonu açıklamasında mental yeterlilik vurgusuyla takıma bir mesaj yollamış. Yaşanan süreci tekrarlamaya gerek yok, herkes biliyor. Ortadaki yetersizlikler, beceriksizlikler malum. Ratgeber'in teknik hatası ve oyuncuların bu ağırlığı kaldıramaması da yan faktörler olarak eklendiğinde Avrupa'da sezon bir kez daha Moskova semalarında son buldu. Çok güç kaybetse de Aras'ın vurguladığı gibi Spartak Spartak'tır klişesini tekrarlama zamanı sanırım.

Bu serinin toplamında sonucu kimin daha çok basket attığı belirlememiş olsa da bu kadronun doğru coachingle ya da en basiti iki uzunu dinlendirip, o seri esnasında alınacak molayla bu turu geçme şansının çok çok yüksek olduğunu da unutmamak lazım. 5. kez arka arkaya çeyrek finalde kaybedilirken bu kez şans çok daha yüksekti, hem ev sahibi avantajıyla hem de eldeki kadroyla. Hatta artık son sekizde diğer takımlarda olmayan isimlerle de. Şu anda bütün tepkiler, haklı olarak, Hacettepe'ye odaklanmışken burayı da atlamayalım istedim nacizane. Zor ve travmatik bir süreç olabilir ama bu turu geçebilirdi F.Bahçe. Benim açımdan çıkış noktası burasıydı esasen. Çok güvendiğim Ratgeber de Pokey Chatman'a yenildi. Olmadı. 12 maçlık galibiyet serisine yakışmayacak bir son oldu. Dünkü 'Kara Perşembe'nin üstüne de tuz biber oldu.

Son olarak, Kadınlar Euroleague'de son dörde kalan takımlar da şu şekilde: Spartak Moskova, UMMC Ekaterinburg, Halcon ve Ros Casares. İki İspanyol, iki Rus. Kazananlar bu işe doğru yatırımları, rasyonel şekilde yapan dört takım. Kaybedenler hanesine kimi yazsam bilemedim..

9 Yorum Yapılmış:

murat ozen dedi ki...

Fenerbahçe aslında seri başlamadan kaybetmişti. Birileri bana "vs vs vs bizim olası Euroleague şampiyonluğumuzun kaçmasına sebep oldu" açıklaması ile ne demek istendiğini açıklayabilir mi? Daha maçlar oynanmamış iken birileri çıkıp abuk sabuk konuşuyor. Ben takımdaki oyuncu olsam bunlar bize güvenmiyor derim.. Neyse, Efes Pilsen'in Naumoski'li haline benzedik. Her sene bir önceki turda eleniyoruz f4 öncesi..

Sarıkaya dedi ki...

Sabah kalktığımda spor sayfasını okumadığım Hürriyet gas'tesini elime aldım. Genel kanının aksine gas'teyi 1. sayfasından okurum..

Neyse gas'teyi eline alınca insanın, 4 sayfalık spor bölümüne maruz kalmaması imkansız!:-(( Hesapta ana akım basının amiral gemisi Hürriyet'in bu maç haberi tam bir rezalet!:-((

Dejavu gibi gençlerin yazılarını Hürriyet gibi amiral gemisi olduğunu iddia eden gas'telerde görmek isterdim, gazete okuru olarak..

Devaju eline sağlık harika bir yazı olmuş..

Yanlış anlaşılmasın, Çağlar ile bi' kaç e-posta alış verişi dışında hiç işim olmadı bugüne kadar..

Giray Özkan dedi ki...

HACETTEPE'YE ACİLEN KINA LAZIM ;)

intuition dedi ki...

İki Turgay'ı da tebrik ederiz, çok güzel başardılar bir takımın Avrupa hayallerini yıkmayı. Kafayı buna yordukları kadar daha hayırlı şeylere yorsalar, şu an ülke olarak daha farklı yerde olurduk garanti.

sinan dedi ki...

Hürriye gerçektende ne yapmaya çalışıyor acaba? bir an önce satılsada doğru düzgün insalarla çalışıp doğru düzgün haber yapsalar bari ( en azından spor haberleri)

Ilgaz dedi ki...

Bu olayi iki ayri kulvarda degerlendirmek lazim:

1) Federasyon ve Hacettepe cephesi: Cok agir kufur etmek istiyorum bu ikisine, bu kadar adilik, vurdumduymazlik ve serefsizlik olmaz

2) Yonetim & Aziz Yildirim: Her zaman oldugu gibi krizi cok kotu yonetti. Sen daha maclar oynanmadan elendik dersen, takimina ve kocuna guvensizligini bu kadar belli edersen o takimdan ne bekliyorsun? Saha avantaji bizde, elindeki takim cska'dan kotu bir takim degil ama hala cik bastan elendik diye demec var. Ustune ustluk cikip taurasi konusunda da bir sey yapma, senelerdir oldugu gibi sadece bos tehditler savur ona buna. Ogrenci olsan bu kadar sinifta kalmaya 10 kere atilmistin

Serdar dedi ki...

Doping skandalı bir yana bırakılırsa; Aziz yıldırımın o açıklamaları yani takımı taurasi ve taylordan ibaret görmesi öncelikle Türk oyuncular sonra yabancılar içinde moral bozukluğu yaşattı. O takım ilk maçta ilk yarı o takıma fark atmadı mı?

Ilgaz dedi ki...

cska demisim o sinirle spartak yerine :)

Basketbol Tibünü dedi ki...

Hacettepe'nin yaptığı hata elbette buna etkendir fakat maçtan hemen sonra Aziz Yıldırım'ın ondan önce de Şube Sorumlusu Semih Özsoy'un " Avrupa Şampiyonluğu elimizden alındı" demesi oyuncuların verdiği emeğe saygısızlık ve özgüven yıkımı değil midir?