26 Şubat 2011 Cumartesi

Karşıyaka Mersin'den Galibiyetle Dönüyor (68-73)

Geçtiğimiz hafta evinde Efes Pilsen'i mağlup ettikten sonra zorlu Krka deplasmanından yenilgiyle ayrılıp grup liderliği şansını zora sokan Pınar Karşıyaka, lige tutunmaya çalışan ancak geçen hafta deplasmanda kaybettikleri Erdemir maçının ardından zor günler geçiren Mersin BŞB'yi son dakikaları büyük çekişmeye sahne olan maçta 73-68'lik skorla geçerek İzmir'e galibiyetle dönüyor. Mersin ise önemli bir iç saha maçını daha yitirdi.

Her iki takım adına büyük sayı farklarının yaşandığı maçın ilk periyodunu 27-12 önde geçen Karşıyaka, rakibinin 2. çeyrekteki daha etkileyici performansını durduramadı ve devreye ev sahibinin 40-36'lık galibiyetiyle girildi. İzmir ekibi 3. çeyrekte skoru dengeleyip öne geçse de bir kez daha Mersin'e yakalanmaktan kurtulamadı ve son 1.5 dakikaya 1 sayılık dezavantajla girdi. Son anlarda kaptan Smith ve Stanojevic'le skor bulan Karşıyaka galibiyeti kaptığı gibi 19. maçında 12. galibiyetini alarak Beşiktaş'ın önünde maç fazlasıyla 5. sıraya çıktı. Sunter ve ekibi ise 4 galibiyette kalarak, 15. sıradan kurtulma şansını kullanamadılar.

Ligin üstü kadar hatta daha da çekişmeli bir mücadele dipte yaşanmakta ve her geçen hafta çekişme artmakta. Yunanistan patentli üç yeni yabancı oyuncusuyla aslında bütçe olarak bulunduğu konumun oldukça üstünde bir takım Mersin BŞB. Her an bir çıkış yakalayıp, önlerindeki Aliağa,Tofaş, Bornova üçlüsünü yakalama şansları mevcut. Ancak o takımların da yeni takviyeleriyle Mersin ve Oyak ikilisinden kopmaya çalıştıklarını da belirtmek gerek. Eğer Mike James, Kambala'nın yanında Aliağa'ya bir hava getirebilirse Mersin adına işler biraz daha zorlaşabilir.

Karşıyaka için ise ligde her şey yolunda gidiyor. Holston'un şut anlamında berbat bir akşam geçirdiği (1/8 üçlük, 5 sayı) deplasmandan galibiyet almayı başarmaları sağlam takım olduklarının göstergesi. Onlar bir aksilik yaşamazlarsa ilk 6 içindeki yerlerini muhafaza etmeye yakın görünüyorlar. Bir de her ne kadar çok zor gözükse de gruptan lider çıkıp St. Petersburg'la eşleşmekten şimdilik kurtulmayı başarırlarsa çok daha güzel olacak her şey. Gerçi forumlarda gördüğüm kadarıyla Karşıyakalı taraftarlar çok da mutsuz değil olası bir St. Petersburg deplasmanına gitme durumundan.:)

Mersin BŞB (68): Asım Pars 4 (4 ribaund-1 asist), Nedim Yücel 6 (14 ribaund-1 asist), Alex Scales 8 (4 ribaund), Hakan Köseoğlu 5 (2 ribaund-5 asist), Vincent Grier 11 (3 ribaund), Anthony Grundy 22 (3 asist), Nestoras Kommatos 12 (3 ribaund-2 asist)

Pınar Karşıyaka (73): Osiris Eldridge 10 (8 ribaund-3 asist), Birkan Batuk 13 (4 ribaund), Jovo Stanojevic 13 (6 ribaund-1 asist), David Holston 5 (2 ribaund-3 asist), Andre Smith 17 (7 ribaund-1 asist), Ali Erdoğan 10 (1 ribaund), Furkan Aldemir 3 (3 ribaund-1 asist), Alper Saruhan (1 asist), Emre Bayav 2 (2 asist)

2 Yorum Yapılmış:

selda dedi ki...

ERCU: nerdeyse kazanıyorduk beyanatlari (volum 5)
Hakan koseoglu gibi oyun kuramayan oyuncunuzla basliyorsunuz ilk ceyrek 3 top kaybıyla fark 10 a varıyor. Nestoras gibi iyi bir kumas bulmusunuz gomlek dikmek yerine kenarda bekletiyorsunuz. 20 dkya yakın pivotsuz oynuyorsunuz. (Allahtan bu sene nedim gibi ribaunt makinanız var) nestorasın oyunda oldugunda farkın kapanıp one gecildigi gorunmuyormus gibi dinlendirmek icin kenara alıp orda unutuyorsunuz. Yardımcı kocunuz belesten teknık faul yiyor. 3 veya 4 hucumdan 24 saniyeye takılacak kadar oyun setleriniz karısık ve para etmez.
Aynı ozellıklere sahip Hakan ve grundy yan yana oynadıgında biri atıl kalıyor bunu gormuyorsunuz. Vincent den baska potaya Allah Allah nidalariyla penetre edecek bir oyuncunuz yada setiniz yok. Son 39 sanıyede yenık olmanıza ragmen yapılacak bir suru varyant varken acizce bir sey yapamıyorsanız galibiyet hayal; 2.lig gercek olur. SAYIN ERCUMENT SUNTER. Tek bildigim hakansız takım daha rahat ve dengeli hucuma gececegi.

Serdar dedi ki...

Ne kadar köfte okadar ercüment sunter...
Demekki yıllarca telekom gibi üst düzey bir takımda koçluk yapmadan ilk dörde altıya girebiliyordu. İnsanın aklına şu geliyor. O tür takımlar zaten kendi kendine oynuyor. Mersin gibi bir takımda koçluk eksikliğinin farkına varmıştır herhalde. O kadar oyuncu arasında uygun bir kurgu oluşturamaması da çok büyük bir eksikliktir. Mersinin işi çok zor. Aliağa-Olin maçıda zorluk derecesini daha da artırır ki Aliağa koçuda ercüment sunter gibi bir ekolden geliyor. Yani ne kadar köfte o kadar ekmek...