26 Şubat 2011 Cumartesi

Perasovic'ten İtiraflar

Siena deplasmanında alınan mağlubiyetle Euroleague'e bir kez daha çeyrek final öncesinde veda eden Efes Pilsen'de koç Velimir Perasovic, maç sonunda itiraf tadında açıklamalarda bulundu. 'Madrid deplasmanı bizim için anahtardı, o maçı kazanabilirdik. Orada kaybettikten sonra burada işimizin çok zor olduğunu biliyorduk' dedikten sonra klişe cümlelerle maçın genel değerlendirmesini yapan koç Perasovic'in dikkat çekici açıklamaları şu şekilde:

'İyi bir durumda olduğumuzu söyleyemem. Oyuncularımız Wisniewski ve Raduljica sezonu bitirdi. Çünkü Türkiye liginde oynayamıyorlar. Avrupa Ligi'nde ve Türkiye liginde farklı takımlarla oynuyorduk. Artık bir hedefimiz var ve biz de bu alanda mücadele edecek takımla devam edeceğiz. Bu bizim için daha yararlı olacaktır. Kendimizi geliştirmemiz bu şekilde daha kolay olacak. Gittikçe daha iyi olacağımıza inanıyorum. Ligi iki ya da üçüncü olarak bitirmek istiyoruz, birinci olmak çok kolay değil. Ondan sonra finalde ne olacağını hep beraber göreceğiz.'

'Efes Pilsen ile sözleşme imzaladığımda takımın yüzde 80'i oluşmuştu. Türkiye ligindeki kuralları, özellikle yabancı oyuncularla ilgili kuralları çok iyi bilmiyordum. Türkiye ligini çok iyi tanımıyordum. Eğer şu anda başa dönebilsem değiştirebileceğim şeyler olurdu. Ama şimdi değiştiremeyeceğimiz şeylerin hakkında konuşmanın pek anlamı olmaz. Türkiye liginde başarılı olmak için elimizden geleni yapmamız gerekiyor, ondan sonra da kulüp en iyi kararı verecektir.'


Avrupa'ya veda sonrası, elde tek kulvar kalmışken açıkyüreklilikle yapılan, gayet net açıklamalar bunlar. Dediğim gibi itiraf tadında. Yaşanan süreci özetleyen açıklamalar bir bakıma. 'Başa dönsem değiştirebileceğim şeyler olurdu' diyor koç. Haklıdır da. Fakat, takvimi geriye aldığımızda Efes Pilsen yönetiminin Perasovic'le çalışmayı tercih edeceğini de pek zannetmiyorum.

5 Yorum Yapılmış:

Sarıkaya dedi ki...

İyi!:-(( Traş etmeyi Efes'in ensesinde öğrenmeye çaıştığını itiraf etmesi güzel!:-(( En azından iki yüzlülük yapmıyor..

Bence baş suçlu İzzet Özilhan!:-)) Oğlunun ismini Murat Ülker koysaydı, Efes Pilsen Peras gibi bir kondüsyoner ile 1 yıllık sözleşme yapmak durumunda kalmazdı..

Şimdi bu yorum, bazı arkadaşlara uçuk kaçık gelebilir ama ben buna "kelebek etkisi" diyorum. Laftan anlaşılması açısından kelebek etkisinin inciluzcasını da yazayım mı?:-))

Mutlaka Peras ile Blatt arasında paralellik kurulacaktır, kurulmaktadır zaten. Olay tabi doğal olarak, sen bana paralel, ben sana paralel düzleminde!:-)) ama ben Blatt'in durumunun CSKA'daki Vujoseviç'e paralel olduğunu düşünüyorum, arz ederim..

Luke dedi ki...

Perasoviç'in bu söyledikleri 'itiraf' değil de bir tür 'acizlik' gibi geliyor bana.
TBL kurallarını bilmemek, kadronun %80'i oluşmuştu demek, hele hele başa dönse değiştireceği şeyler olduğundan bahsetmek, basit birer bahaneden ibaret yalnızca. TBL - en karamsar yaklaşımla bile - en azından isimler bazında dünyanın en iyi beş liginden bir tanesi. Sana bu ligden bir teklif yapılıyor ve sen daha kuralları bile araştırmadan, sana gelen 'yağlı' teklife balıklama atlıyorsun. Teklifi kabul etmenden bu yana altı-yedi ay geçiyor, o günkü yaptığın saçmalığı sözde 'itiraf' ediyorsun. Hadi gelmeden önce bilmiyordun kuralları, geldikten sonra aldırdığın Vujcic ve Murray neyin nesi o zaman? Wisniewski umrumda değil de, Raduljica'yı harcayan sen değil misin yine? Söylenecek çok şey var ama, son olarak, Real Madrid'e İspanya'da uzatmada yenilmiş olmak, nasıl oluyor da, EP ve Perasoviç için Euroleague Top-16'nın 'zorlaşacağı' anlamına geliyormuş merak ediyorum gerçekten. O güne kadar evinde maç kaybetmemiş bir takım, Real'e deplasmanda yenilince, evinde de mi yenilmiş sayılıyordu ki?
Böyle basiretsiz ve ne yaptığından haberi olmayan isimlerin - Erman Kunter veya Cem Akdağ dururken - taraftarı olduğum takımın başına getirilmesi beni cidden çileden çıkartıyor.

engin Karsiyakali dedi ki...

hangi usalı, sırp ve hırvat ewinde otururken ben şu avrupadaki takımların liglerin kurallarını çalışıp öğreneyim derdi?
sezon başı Raduljica ciddi bir sakatlık geçirdi ve bir uzuna gerek duyuldu sezon başladıktan sonra alınabilcek oyuncu sayısı her zaman azdır o dönemde Vujcic alındı,
koca takım sadece rakoceviç in eline bakıyrdu herkes bu takıma ikinci bir skorer lazım diyordu nbaden murray ( gerçi adam fıs çıktıda ) geldi skor yapsın diye ama daha birşey yapmadı yapcak gibide deil !!!!!

bence efes pilsen ekrem memnuna bir şans vermeli diye düşünüyrm kendisi çok iyi şeyler yapabilir !!

utku dedi ki...

turkiye ligindeki kurallar ne demek anlayamadım...bu ulkede basketbolun farklı kuralları mı var...ayrıca sen yuzde 80 i tamamlanmıs olan bir takıma neden geliyorsun neden kendi kuracagın bir takıma gitmiyorsun...bu takımın yuzde 80 nini kim kurdu...engin bey olabilir mi....sana yardım edecek kimse yok muydu...turkiyenin iyi koclarından olan ekrem memnundan yardım istedin mi....??????????

selo dedi ki...

Kaç tane koça, takım kurma şansı verildiki. Spahija'ya verildimi. Şu andaki fener kadrosunda olan kaç adamı katmıştır takıma Spahija. Sadece Tanjevic'e verildi oda iyi bi takım bıraktı Spahija'ya. Şimdi Spahija Efes'te olsa dahamı başarılı olurdu bilmiyorum. Perasovic'in hataları var ama sadece onun değil bu kadar efes pilsen kimliğinden uzak bi kadro kuran yönetimi eleştirmek gerekiyor bence