4 Mart 2011 Cuma

Efes Pilsen Mağlubiyetle Veda Etti

Geçen hafta Siena deplasmanında aldığı mağlubiyetle Avrupa defterini rafın en üstüne, diğerlerinin yanına, kaldıran Efes Pilsen, rakip Partizan için de formaliteden başka bir anlam taşımayan maçta rakibine 67-65 mağlup olarak sezonu yenilgiyle kapattı. Bugüne dair söylenebilecek birşey yok, söylenilmesi gerekenleri Siena deplasmanının ardından geçmiştik genel çerçevede. Keyifsiz gecenin havasına Efes Pilsen de uyum sağladı denilebilir kısaca. Sinan Erdem'de son saniye basketleriyle özdeşleşen Kerem Tunçeri, son topta yolladığı üçlüğü soksaydı daha keyifli bir son olabilirdi elbette.

Efes Pilsen ismiyle Euroleague'de yer alınılan son sezondu bu ayrıca, onu da atlamayalım. Bundan sonra ne olur ne biter, halen muallak.

Efes Pilsen (65): Igor Rakocevic 19, Lawrence Roberts 9 (7 ribaund - 2 asist), Kerem Tunçeri 6 (3 asist), Bootsy Thornton 6 (8 ribaund), Kerem Gönlüm 8 (8 ribaund - 3 asist), Ender Arslan 2 (1 ribaund - 2 assist), Nikola Vujcic 4 (4 ribaund - 4 asist), Flip Murray 3 (1 ribaund - 1 asist), Sinan Güler 8 (1 ribaund -1 asist), Ersin Dağlı (1 asist)

Partizan (67): Curtis Jerrells 8 (7 ribaund - 7 asist), Dusan Kecman 8 (5 ribaund - 5 asist), Jaka Klobucar 5 (2 ribaund -2 asist), Vladimir Lucic 4 (1 ribaund - 1 asist), Dragan Milosavljevic (1 ribaund), Rasko Katic 8 (8 ribaund), Nathan Jawai 6 (3 ribaund - 1 asist), James Gist 3 (5 ribaund - 2 asist), Jan Vesely 23 (6 ribaund -1 asist), Branislav Djekic 2 (1 ribaund)

4 Yorum Yapılmış:

ender gul dedi ki...

partizan gazozuna maç yapsa kazanmak istiyor :))

Erkan dedi ki...

Ilk defa Yorum yaziyorum, hakkinizi helal eden :-)
Yeni olusumda kimin bu takim´da kalmasi gerekecek?
Almanya´dan Selamlar.

Luke dedi ki...

Malesef bu maçtan sonra, Top-16 kuraları çekildiğinde yapmış olduğum 2 galibiyet tahmini doğru çıkmış oldu. Gerçi öyle olmayıp bir üçüncü galibiyet alınsaydı da sonuç farklı olmayacaktı zaten. EPin, sezon başından bu yana yaşadığı bütün sorunları Top 16 gruplarının son maçında, Mart ayında, hala yaşıyor olması, öncelikle coachun sonra da oyuncuların oyun zekası ve isteği hakkında çok şeyler söylüyor aslında. Bu takım, burada olmak istemeyen ve olmayı haketmeyen iki gruptan oluşuyor. İlk grupta ne yazık ki Rakoçeviç, K. Tunçeri, Nachbar, Vujçiç gibi dünyanın parasını kazanan ama bir türlü kendini bu takımın parçası olarak hissetmeyerek, sürekli istikrarsız performanslar sergileyen oyuncular yer alırken; ikinci grupta, Ender, Cenk, Dudley, Roberts, Murray, Thornton (bu yazı dün yazılsa, Wisniewski) gibi isimler yer alıyor. Olan da iki kategoriye de girmeyen K. Gönlüm ve Sinan'ın çabalarına oluyor. Ama en başta Perasoviç ve elbette artık kronik hale gelen Engin Özerhun önderliğindeki yönetim konularında hata yapıyor EP. Bir sezonu daha bu isimler yüzünden çöpe atıyor. Basketboluna, felsefesine ve geçmişine ihanet ediyor. Ve korkarım ki, çok yakında da bu diyarlardan çekip gidiyor...

Tatü dedi ki...

Messinada boşa düştü nba e gitmezse neden olmasın?