19 Ekim 2012 Cuma

Brose Baskets: 71 - Beşiktaş: 86

Kadro olarak Fenerbahçe - Efes - Galatasaray üçlüsü kadar iddialı gözükmese de Beşiktaş sezona sağlam bir giriş yaptı ve bu performansını sürdürüyor. Cumhurbaşkanlığı Kupası, son çeyreğin başlarında kopan Partizan maçı ve şimdi de her ne kadar rakip iyi bir görüntü çizmese de çok değerli, belki de TOP 16 kapılarını daha 2. haftadan aralayan Bamberg deplasmanında 15 sayı fark ile alınan galibiyet.

Maç skorunda fark 15 olarak duruyor tabi ancak son çeyrekte Bostjan Nachbar'ın istatistiklerini geliştirerek, benim gibi Fantasy Challenge kadrosunda bu hafta kendisine yer verenleri mutlu etmesi haricinde ekstra bir gelişmeye sahne olmadı. 29-19'luk çeyrek skorunun üzerinde durmaya gerek yok haliyle. Peki maçı bu noktaya getiren noktalar neydi?

İlk devredeki 7/10'lik üçlük yüzdesi tekrar etmesi kolay olan bir istatistik değil ancak burada üzerinde durulması gereken nokta o 7 isabetin neredeyse hepsinin doğru hücum organizasyonları sonucunda gelmesi. Özellikle Muratcan ve Tutku'nun ilk çeyreğin sonundan itibaren sahada birlikte bulunduğu dakikalarda dış şutları iyice açtılar, Jerrells ve Markota'nın katkısı ve Bamberg'in buna 0/10 ile cevap ver(eme)mesi ile iyice fark yaratan bir duruma dönüştü dış şut isabeti. 3. çeyreğin son 6 dakikasında Beşiktaş'ın potasını Bamberg'e kapatması da maçı koparan sekans oldu. Bu dakikalarda faul yüzdesinin iyice düştüğünü de atlamamak lazım. Eğer Bamberg evinde seyircisiyle momentumu eline geçirebilseydi sorun haline gelebilirdi bu durum.

Daha sezonun başlarında olmamıza rağmen takımda rol dağılımının oturduğunu görmek çok olumlu Beşiktaş adına. Kısalarda Jerrells'ın bu yapı içinde potansiyelini sahaya yansıtabilmesi, Muratcan ve Tutku'nun oyunda olduğu dakikalarda Beşiktaş hücumunun daha alternatifli ve aktif hale gelmesi, uzunlarda Markota'nın dış şut tehditini verimli kullanmaya başlayarak daha etkili bir silah haline gelmesi, Falker'ın kenardan getirdiği üst düzey enerji vs. diye uzar gider liste.. Şu anda bu düzenin bir parçası haline gelemeyen tek bir isim var siyah beyazlılarda: Vladimir Dasic. Hücum ve savunmada olaydan alakasız bir görüntü çizdi ilk maçlarda ancak Dasic'i kadroya dahil ederken Erman Kunter ve Beşiktaş teknik ekibi bu tip riskleri biliyordu. İki haftada yaptıklarıyla isminin üzerinin çizilmemesi lazım hemen, kimsenin de bu kadar sürede olumsuz bir yargıya vardığını sanmıyorum Dasic hakkında.

2'de 2 ile başlamak çok önemli Beşiktaş adına, gruptan çıkmak için gereken en az bir deplasman galibiyetinin yanına da tik atıldı daha ikinci haftadan. Şu anda içeride alınacak Rytas - Bamberg galibiyetleri TOP 16 biletini getirecek gibi gözüküyor siyah - beyazlılara..

Henüz Yorum Yapılmamış