22 Ekim 2012 Pazartesi

Salsa'nın Gözünden TBL'de 2. Hafta

Tofaş: 71 - Mersin BŞB: 68 / Eurochallenge'da geçilen tur dışında, şu ana kadar oynadığı resmi maçlarda istediği sonucu alamayan Tofaş, evinde oynadığı ilk maçta ligdeki ilk galibiyetine uzanmayı başardı. Görünen o ki; Ahmet Çakı yönetiminde yeni bir sisteme geçen Tofaş'ın hala biraz zamana ihtiyacı var. Ama önemli olan bu geçiş sürecinde çok fazla kayıp vermemek. Geçen haftaki TED yenilgisinin ardından bu maçta kazanmaktan başka çare yoktu onlar için, onlar da hata yapmadılar. Geldiği günden beri düşük performans göstererek aslında bu geçiş sürecinin uzamasına direkt etki eden oyun kurucu Steven Burtt, bu maçta nihayet ses vermeyi başardı ve karşılaşmayı 23 sayı- 5 ribaund- 1 asist ile tamamladı. Mutlaka ki bu performansın da galibiyette büyük etkisi oldu. Mersin BŞB ise salon sıkıntısı nedeniyle ilk yarıda oynayacağı maçların tamamını deplasmanda oynayacak. Bu kolay bir durum değil. En basiti Tofaş adına, alınan bir iç saha galibiyeti ile gelen nefes alma olayını onların yaşama şansı yok ilk yarı için. Her hafta deplasmandalar ve bu cidden zor bir süreç. Nitekim takım 0/2 ile başladı sezona. Deplasmanda oynama zorluğunun yanında dar da bir rotasyonla mücadele etmekte güney ekibi. 8 oyuncu ile oynamak onları gelecekte de zorlayacağa benzer. Koç Mete Babaoğlu sanki 1-2 takviye yapacak gibi, ya da yapmalı gibi bence.

Royal Halı G.Antep BŞB: 75 - Erdemir: 78 / Ligin yeni takımlarından G.Antep BŞB, evinde kendi taraftarı önünde maçın büyük bir kısmını önde götürmesine rağmen, son çeyrekte Ereğli ekibine yakalandı. Gerçi ilk yakalanma anında Yunus'un sayılarıyla farkı kritik bir dönemde yeniden 8 sayıya kadar çıkarttı ama ilk hafta F.Bahçe Ülker karşısında ne kadar inatçı bir takım olduğunu gösteren Erdemir, rakibini yeniden yakalayıp bu kez öne de geçti ve maçı alıp gitti. G.Antep BŞB'de bu sezon sistemin iki önemli parçası Andre Collins ve Isaiah Swann ikilisi, son dönemde Andre'nin sakatlığı nedeniyle bozulmuş durumda. Geçen hafta Olin karşısında oynayan ve sakatlığı nükseden Andre Collins, tedavi için Amerika'ya gönderildi. 10-12 gün orada kalacak. Onun yokluğunda o bölgeyi Erden Eryüz ve ikiden bozma guard Isaiah Swann ile geçmeye çalışıyor Doğan Deniz. Biraz eğreti duruyor tabii. TB2L'de dar rotasyonla oynayarak aldıkları TBL vizesinin rüyasından biraz uyanmak lazım, TBL'de benzer şekilde uygulanan dar rotasyon can yakar. Bir de evey TB2L'de de çok fazla üçlük kullanıyorlardı ama TBL seviyesinde her maç böyle üçlük denemesi ikilik denemesinden fazla olursa, sıkıntı yaşarlar. Girerse kralsın o ayrı, ama ya girmezse? Erdemir cephesinde ise kadronun dibine kadar kullanan bir Hakan Demir var. Öyle ki; Nusret Yıldırım ve Alper Özcan gibi kadronun son bölümünde yer alan adamlar bile F.Bahçe Ülker karşısında bir şeyler yapabiliyorlar. Önemli bir deplasman galibiyeti ile dönüyorlar eve. Net bir oyun kurucuya sahip olmamaları, onları gelecekte zorlar mı kestiremiyorum ama mücadeleden yana hiçbir sıkıntı yok Erdemir'de.

G.Saray Medical Park: 79 - Aliağa Petkim: 67 / Shumpert'sız ve kontratı feshedilen Taquan Dean'siz Aliağa, yeni takviyeleri Chalmers ve Caner'den de faydalanamadığı maçta, Domercant ve Dudley'den yoksun G.Saray'a karşı beklenenden daha fazla direndi. Son periyoda kadar maçı kafa kafaya götüren İzmir ekibi için geleceğin parlak olduğu kanaatindeyim. Kupada son 8'e kalamamışlardı ama Kocaeli'deki performansları da fena değildi, ilerleyen günlerde toparlamaları yüksek ihtimal. Belki Ratkovica'yı değiştirebilirler, iyi bir hamle yapılırsa o değişiklik de fayda sağlar takıma. G.Saray ise iyi bir hazırlık dönemi geçirdi ve şu anda form durumları iyi seviyede. Geçen hafta Antalya'yı çok kolay geçmişlerdi. David Hawkins'in bu seneye taşıyıp taşıyamacağından emin olmadığım performansı şimdilik gayet yüksek. Bu maçta da maçı koparan adam oldu kaptan. Ergin Ataman'ın kurduğu kadro, bu yıl hem Avrupa'da hem de ligde zirveye oynayacaktır zaten. Ama bu maçta biraz mücadeleden kaçma ve işi dış şutlarla bitirme isteğindeydiler, ki bazı maçlarda bu tip sıkıntılar yaşayabilir büyük takımlar. Şutlar çok yüzdeli değildi ve bu da Aliağa'ya cesaret verdi ama sonunda hata yapmayıp maçı kazanmayı bildiler, 2/2 ile yola devam ediyorlar.

Türk Telekom: 76 - Antalya BŞB: 75 / İki takımın da parlak bir sezon öncesi geçirmedikleri aşikar. Antalya BŞB'de parasal sıkıntılar uzunca bir süre kafaları parkeye verme konusunda sıkıntı yarattı takıma, hala da çözülebilmiş değil sorunlar. Ayrıca kurulan yeni kadronun birbiriyle uyum konusundaki sıkıntısı da onları epey bir zorladı. Türk Telekom ise kaliteli isimlerden oluşan bir kadronun 'takım olabilme' sürecinde daha. Geç toplandılar ve bu sancılı dönemi normal karşılayabiliriz onlar adına. Lige beklenenden daha iyi girdi Telekom. Formda Beşiktaş karşısında deplasmanda oyunu son topa kadar taşımayı başardılar, Antalya BŞB ise kırılgan yapısı ise G.Saray karşısında erkenden havlu attı. Bu şekilde çıkılan maçta Antalya BŞB skoru uzun süre önde götürdü ama Telekom son düzlükte gelip rakibini yakaladı ve maçı da kazanmayı başardı. Şahsen beklediğimden daha iyi bir Antalya BŞB vardı bu maçta sahada, ben Telekom'un biraz daha rahat kazanabileceği fikrindeydim. Dee Brown'un iki haftadır süren iyi performansı önemli, Ceyhun Altay da kritik yerde kritik katkı verdi bu maçta. Antalya BŞB'de ise yerli kadronun zayıflığı dikkat çekiyor. Reha Öz bu maçta o bölgedeki kelliği gidermeye çalıştı ama genel olarak yerli oyunculardan katkı alamıyor Antalya BŞB. Ayrıca bu maça dair bir detay da, Antalya BŞB'nin Türk Telekom'a göre 4 takım faulü daha fazla yapmasına rağmen, güney ekibinin tam 13 serbest atış daha fazla kullanması ve bu avantaja rağmen maçı kazanamaması.

Pınar Karşıyaka: 86 - Beşiktaş: 79 / Misli.com'da yaptığım maç tahminlerinde de beklediğim üzere, beni şaşırtmayan bir Pınar Karşıyaka galibiyeti ile noktalandı haftanın en önemli maçı. Karşıyaka'nın zaten yıllardır iç sahada artı bir motivasyon ve ekstra bir güçle oynadığı malumumuz, geçen hafta Mersin BŞB karşısında çok da aman aman bir basketbol oynamadan kazanmayı başardılar ama asıl güzellikleri bu haftaya saklamışlardı. Güzel oynadılar ve hak ederek kazandılar. Ufuk Sarıca yönetiminde 2/2 girdiler lige ve bence bu yıl 6.'lıktan daha iyi bir yerde bitirecekler gibi ligi. Yabancı oyuncular kaliteli ve takımın kimyasına uygun, yanlarına alınan yerlilerin de hiçbiri bu seviye için boş isimler değil. Nitekim yerli oyuncuların hiçbiri çift haneli skor üretmediği halde oradan 26 sayılık bir katkı alabildi Karşıyaka. Bir de Ümit'in, Evren'in, Soner'in, Caner'in çift haneli skorlar ürettiği maçları düşünün. Bence iyi yolda Karşıyaka. Beşiktaş ise çok formda girdi sezona ama hem Euroleague hem TBL maçı oynama trafiğinde bu kadronun ara sıra sıkıntılar yaşaması beklenmesi gereken (en azından benim beklediğim) bir durum. Bu maçta Curtis Jerrells'ın yokluğu elbette onlar için sığınılacak ilk bahane ama bence uzun vadede mevcut kadronun üç günde bir maç yapabilme trafiğinde zorlanacak birçok ismi var. Ve bu tip yenilgiler şaşırtmasın kimseyi. Peki 10/23 gibi ortalama üzeri bir yüzdeyle üçlük attığı, ikilik atış ve faullerde rakibinle aynı değerlerde olduğu bir maçı nasıl oldu da kaybetti Beşiktaş? 40-26'lık ribaund teslimiyeti ve tam 9 ekstra Karşıyaka hücumu desem? Bir de Curtis Jerrells'ın oynamadığı bir maçta Patrick Christopher sahada kaldığı 27 dakikada sadece 1 sayı üretebiliyorsa, zaten o gün senin günün değildir.

Banvit: 62 - Olin Edirne: 51 / Olin geçen hafta G.Antep BŞB'yi devirirken sahanın en etkin isimlerinden olan Mehmet Yağmur'du ve o Mehmet Yağmur dün Banvit karşısında yoktu. Benzer ofansif sisteme sahip iki takımın maçında yine beklendiği üzere savunmalar konuştu ve Olin'in daha çok tercih ettiği şekilde maç düşük skorlarda kaldı. Banvit'in henüz hazır olmadığı ve bu sezon üzerine giydiği 'gerçek bir oyun kurucusu olmayan düzen' ceketin halen üzerlerine tam olarak oturmadığı gerçek. Olin ise kupa maçlarından sonra iyi bir ritm yakaladı. Jelinek ve Parakhouski tercihleri, Gökhan hocanın sistemine cuk oturan, hatta o ilk efsane sezondaki Seibutis-Samardziski ikilisini hatırlatan isimler. Protic konusunda bazı soru işaretlerim var, Mehmet oradaki açığı şimdilik kapatıyor ama Protic'in yerine daha iyi bir isimle, daha etkin bir Olin izleyebiliriz gibi sanki. Banvit üçüncü çeyrekte yakaladığı diferans ile maçı cebine koydu ama Efes maçında olduğu gibi gelecek için çok da olumlu sinyaller veremedi bu maçta da. Zamanla daha iyi olacaklar mı? Mutlaka. Ama ne kadar iyi olacaklar, orasını bekleyip görmek lazım.

F.Bahçe Ülker: 79 - TED Kolejliler: 77 / F.Bahçe Ülker Euroleague'den sonra ligde de 2/2 yaptılar ve yollarına kayıpsız devam ediyorlar ama Erdemir deplasmanında olduğu gibi, bu maçta da motivasyonu eksik bir F.Bahçe vardı sahada. Bo McCalebb'in yokluğu elbette oynanan kötü basketbolda önemli bir etken ama bu kadronun Murat Kaya'dan da yoksun TED'i yenebilmesi için (hele ki iç sahada) Bo'ya ihtiyacı yok, olmamalı. Ama dün yine Ereğli'de olduğu gibi son nefeste kazandı F.Bahçe. Ki bu kez tamamen rakibinin ikramı sayesinde. Çekirge 2. kez sıçradı da denebilir bu duruma. Pianigiani her ne kadar maçtan sonra takımın reaksiyonundan memnun olduğunu söylese de, oyuncuların lige motive olma konusunda bazı sıkıntılar yaşadıkları açık. Belki daha isimli takımlar karşısında bu sıkıntıyı yaşamayacaklar ama ligin akıbeti bazen umulmadık maçlarda alınan sürpriz yenilgilerde gizli olabiliyor maalesef. Dün Union Olimpija deplasmanının en özel ismi Barış Ermiş maça çok iyi başladı, hemen maçın başında 2 penetre, bir sol smaç, bir sağ turnike. Ama o kadar. Gelmedi gerisi. Ne sayı, ne de asist anlamında. Bremer desen, henüz verimli oynama konusunda ciddi sıkıntıları var. Allah'tan Can Maxim Mutaf girdi de, süre aldığı kısıtlı bölümde ciddi bir enerji verdi takımına. Sonrası zaten TED ikramı. Hedef maç değildi belki onlar adına ama bu kadar avuç içine aldıkları bir maçı bu şekilde vermeleri pek yakışmadı tecrübesi yüksek takıma.

Hacettepe Üniversitesi: 54 - Anadolu Efes: 87 / Haftanın son maçı idman havasında geçti. Cuma akşamı Olympiakos karşısında -özellikle ilk yarıda- son yılların en özel Efes performansını ortaya koyan lacivert beyazlı takım, Hacettepe maçına da daha ilk dakikadan itibaren çok net başladı ve masaya yumruğunu başlama düdüğü ile birlikte vurdu. 15-1 ile başlayan maç, 30'u gördü. İyi bir idman oldu Efes için. Hacettepe için ise kaybedilmiş bir şey yok. Hedef maç değildi onlar için. Tabii bu kadar kolay teslim olmasalar kendi adlarına daha iyi bir prova olurdu ama güçleri yetmedi ne yazık ki.

9 Yorum Yapılmış:

karsiyakali dedi ki...

Bu hafta Zupan'ı Arena'da en iyi şekilde ağırlayacağımızdan emin olabilirsiniz(!)

Batuhan Candan dedi ki...

Bu hafta FBÜ beklenenden fazla zorlandı, Euroleague sonrası düşüş normal ama bu kadarını beklemiyordum.Jovo özel bir oyuncu, emekli olunca alt yapı uzunlarının eğitimi için ikna etmeye çalışırdım.GSMP sıkmadan rahat kazandı, A.Efes GSMP'dende rahat kazandı.Oktay Mahmuti'nin transition'da biraz ipleri gevşetmesi ve tempo artışına izin vermesi hucüm verimini son 2 maçtır inanılmaz arttırdı.BJK'dan beklenen mağlubiyet geldi ama süpriz bir takımdan gelmedi, inişler yaşaması normaldir, Erman hoca'nın uzun sürmesine izin vereceğini sanmıyorum.Bu yıl İzmir deplasmanı yine büyüklerin kabusu olacak.Banvit kazandı ama çok keyifli değil, Barış Ermiş'i zaman zaman arayabilirler.Alttakiler ve üsttekiler ayrımı olacak mı konuşmak için erken ama 6-7-8'inci sıralar için gördüğüm kadarıyla aday çok.Lig keyifli gidiyor.Euroleague'tekilere hafta içi mesaisinde başarılar.

misterno dedi ki...

"ciddi sıkıntı" sözü yanlıştır. "sıkıntı"nın "ciddisi-gari ciddisi" olmaz. Keza "ciddi enerji" sözü de tamamen yanlıştır. "enerji"nin "ciddisi-gayri ciddi"si olmaz. siz hiç "gayri ciddi enerji" diye bir cümle kurarmısınız? Bir cümlede "ciddi" sözcüğünü kurmadan evvel "gayri ciddi" olarak düşünün sonra kullanın.

Unknown dedi ki...

BJK taraftarları geçen sezon yaşanan sürprizin bu sezon %10'unun yaşanmayacağını anlamalılar. Bunu önlerindeki 2 lig ve 2 EL maçlarında alacakları sonuçlardan sonra daha iyi anlayacaklar

emireri dedi ki...

unknown hazmedemeyenler için soğuk soda öneriyoruz, bu sezon euroleague'deyiz, belki bütçemiz rakiplerimiz kadar yüksek değil ancak bu mücadeleden vazgeçeceğimiz anlamına gelmiyor. diyelim ki 1 kupa şansa geldi, peki 2., 3. ve 4. kupalar için ne diyeceksin? sodaya devam et arkadaşım gün gelir sindirirsin.

kutlubiryalan dedi ki...

@ misterno

konuya örnekle girelim:
"xxx'in sakatlığı ciddi"
"xxx'in sakatlığı gayriciddi"

demek ki kelimenin doğru kullanıldığını anlamak için "gayri" testi uygulamak yeterli değil.

Ciddi kelimesi burada "önemli", "kayda değer" anlamlarında kullanılmış. Önemli bir sıkıntı, önemli bir enerji enerji... Gayet uygun bence...

Bu arada "kurarmısınız" değil, "kurar mısınız" olacak :)

Batuhan Candan dedi ki...

TDK açıklaması

ciddi Ar. cidd³
sf. (ciddi:) 1. Şaka olmayan, gerçek: “Kısa zamanda yarı şaka, yarı ciddi tenkit edecek kadar yakınlaşmışlardı.” -T. Buğra. 2. Ağırbaşlı: “Ben onu pek ciddi bir genç olarak tanırım.” -H. R. Gürpınar. 3. Titizlik gösterilen, önem verilen: “Bu dönemde yazara konu üzerinde vukuf, ciddi incelemeler şart koşulur.” -H. Taner. 4. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik: “Hastalığımızın oldukça ciddi olduğuna işaret etmekten kendimizi alamadık.” -B. Felek. 5. Eğlendirme amacı gütmeyen. 6. Gülmeyen: “O ciddi bir tavırla mühim bir şey anlatmaya hazırlanmış gibiydi.” -Y. K. Karaosmanoğlu. 7. Güvenilir, sağlam, önemli: “Ciddi bir gazetede genç bir muharririn şu sözleri beni hâlâ düşündürüyor.” -O. S. Orhon. 8. zf. Önem vererek, gerçek olarak: Size bunu ciddi söylüyorum, yalan değil! 9. zf. Güvenilir biçimde: “Çok ciddi durunca mükemmel olduklarını sanıyorlar.” -A. Kutlu.
Güncel Türkçe Sözlük

Kullanım bencede yanlış değil;)

Unknown dedi ki...

2 Euroleague ve 2 lig maçı sonra demiştim. İlki oynandı. Barca'ya ancak 60 sayı atılarak çift haneli fark yendi. Barca eski Barca değil ve eski Barca'yı deplasmanda yenen Türk takımlarını da gördük. O yüzden o bahaneler ortaya atılmadan ortadan kaldıralım...

123, dedi ki...

Barcelona, BJK maçına çıkmadan önce ortalama 54.5 sayı yemiş euroleague'de, onun için ''Barca'ya ancak 60 sayı atılarak çift haneli fark yendi'' cümlesi komik olmuş. Beşiktaş'ın oynadığı oyun gayet tatminkar bence.''Kullanım bencede yanlış değil;)'' Buradaki ''de'' ayrı yazılır:)