6 Aralık 2012 Perşembe

Maymuncuk Hawkins!

G.Saray-Beşiktaş derbisinde bir kez daha gördük ki; Hawkins bu ligde oyun kilitlendiği zaman her türlü kapıyı/kilidi açabilen en önemli parça. Bir nevi 'maymuncuk' gibi.

Maçın ilk yarısında fırtına gibi esen Galatasaray, özellikle ofansta siyah beyazlıların her şeyi konumundaki Curtis Jerrells üzerinde kurduğu baskı ile rakibinin oyun planına ciddi bir hasar verdi. Baskı altında pek de bir varlık gösteremeyen Curtis Jerrells'tan başlayan kötü gidişat tüm takıma sirayet etti ve Galatasaray savunma temelli bulduğu sayılarla az skorlu maçta farkı bir anda çift hanelere uçurdu.

G.Saray'ın hücum aksiyonları da tıpkı Beşiktaş gibi kötüydü ama ilk yarıda savunmanın asistanlığı ile bulunan kolay sayılar onları maçı uzak ara kazanabilecek havaya soktular. 20 dakikalık dilimde yapılan tam saha baskı, boş alan bırakmayış, rakibi bolca top kaybına zorlayış; G.Saray adına ilk yarının artılarıydı. Keza ilk yarı bittiğinde skorbord da bu tabloyu inkar etmiyor ve 37-25'lik G.Saray üstünlüğünü yazıyordu.
Beşiktaş ikinci yarıda Vidmar önderliğinde yattığı kış uykusundan uyanır gibi oldu. Hücum anlamında iki takımın da kötü gününde olduğu bir maçta, savunmalarıyla hayata dönmenin tek yol olduğunu geç de olsa anladılar. Top kayıplarını azaltıp, Galatasaray'ın ilk yarıda 3-4 hücumda bir bulduğu kolay sayıları ortadan kaldırdılar. Sarı kırmızılılar ilk yarıda Beşiktaş'tan farklı görünmelerini sağlayan savunma bazlı kolay sayılar olmayınca, skor üretiminde ciddi sıkıntılar yaşadı ve 3. çeyrekte sadece 6 sayı üretebildi. Vidmar'ın savunmada saldığı korku skoru 41-41'de dengeye getirip, maçın rüzgarını siyah beyazlılara çevirir hale gelmişti.

İşte tam bu anda Hawkins çıktı sahneye. 41-41 sonrasında sazı eline alan David Hawkins, hücumda herkesin birbirine bakıp ne yapacağını bilmez durumda olduğu dakikalarda bir kez daha neden Ergin Ataman'ın ondan vazgeçemediğini ispatladı. Geçen sezon Beşiktaş formasıyla çokça yaptığı 'Maça damga vurma' halini artık sarı kırmızılı forma için yapıyordu. Hawkins'in tamamen bireysel becerileriyle ürettiği 9 sayıyla en kritik anda 14-0'lık seriyi yakalayan Cimbom, maçı aslında orada kazandı zaten. Son bölümde Beşiktaş bir kez daha oyunun içine girme fırsatını yakaladıysa da yapılan tercih hataları maçı ev sahibinde tuttu.
Galatasaray Medical Park bu galibiyetle ligde 8/8 yaparken, liderlik koltuğundaki 'namağlupluk' keyfini de sürdürmeyi başardı. Beşiktaş cephesinde ise başarılı Avrupa performansına rağmen ligde ortaya konan vasat oyun, oyuncuların iki platform arasında bir konsantrasyon sıkıntısı yaşayıp yaşamadığı sorularını akıllara getiriyor ister istemez.

Tabii bir de dengeli kadro kurma faktörünü atlamamak gerekiyor. 'Kadro mühendisliği' tabirinin spor literatürüne kazandırılmasını sağlayan bu kabiliyet, Ergin Ataman'da inanılmaz derecede ağır basıyor. Erman Kunter'in Beşiktaş'ı bazı pozisyonlarda kalabalık, bazı pozisyonlarda ise kel kalırken; Mösyö Erman Kunter 'Kadro mühendisliği' dersinde de biraz sınıfta kalıyor ister istemez. Ancak sıkıntıların farkında Erman Kunter de. Kadroya yapılması planlanan dokunuşlar da var olan bu sıkıntıları mümkün mertebede azaltmak adına zaten.

Derbiye dair değinilecekler listesinde 26 sayıyla damga vuran David Hawkins kadar, Ergin Ataman da vardı..

Maçtan birkaç gün önce 'Dünyanın her yerinden oyuncu bakıyoruz' açıklamasını yapan tecrübeli koç, maç sonunda 'Şu anda transfer gündemimizde yok' dedi..

Koç seviyor yönetime üstü kapalı mesajlar göndermeyi..

Anıl Aksaç

Henüz Yorum Yapılmamış