13 Ocak 2013 Pazar

Eurochallenge'daki Rakipler (Karşıyaka)

Yepyeni bir yapılanma ve artık bir şekilde karşılanması gereken mevcut, alışılmış hedefler. Ülkede basketbol mazisine/kültürüne sahip nadir kulüplerden olan Karşıyaka, bu seneki gidişatıyla özlemini yaşadığı Avrupa zaferine daha da yakın.

Eurochallenge'da Top16'ya gelindiğinde, rakipleri yazma gibi bir hedefim vardı (nitekim Tofaş'ı yazdım) fakat Karşıyaka'nın rakiplerinde yine de biraz zorlandım. Sadece Ventspils'i izleyebildim az miktar, Joensuun'u da "Aliağa'yı eleyen çilgın Finler" olarak biliyorum. Gaz Metan Medias da ismi kulağa hoş gelen kapalı kutu bir Rumen takımı, şimdilik.

Not: Benim esas merak ettiğim, bu gruptan lider çıktıktan sonra Karşıyaka'nın eşleşeceği takım. Tahminim, karşı gruptan Gravelines/Paris-Levalllois'dan liderliği ele geçiremeyeni. En zorlu çeyrek final eşleşmesi olacağını da şimdiden iddia ediyorum, çünkü iki takım da Fransa'da an itibariyle tepede galibiyetleri birbirine çok yakın birkaç takımdan biri.

Joensuun Kataja

İlk turdaki Krasnye Kyrlia deplasmanı hariç, savunmada iyi iş çıkaran bir takım. Temeli Amerikan oyuncular üzerine kurulu, birkaç önemli yerli eklemesi olan da bir rotasyonları var. Tabii Aliağa'yla oynadıkları eleme maçlarını yayınlayan kanal yoktu sanırım, izleme fırsatı bulamadık. Belki ÖzEgeTv falan.

İlk tur genelinde de, sayı ortalaması olarak üst sıraları zorlayan Jermaine Flowers, ilk değinilmesi gereken oyuncu olabilir. İçeriden dışarıdan skor üretebiliyor, faul aldırma konusunda da hiç fena değil, biraz da eli uzun (8 maçta 2.9 top çalma ortalaması ne yahu?) ve ribaundlara dev yardımı var (hatta takımın en ribaund'cu iki isminden biri).

Petri Virtanen ve Johnell Smith, guard rotasyonundaki bitirim ikili. Virtanen daha şutör, Smith daha delici. Jerald Fields'la Julian Terrell da boyalı alanın ikilisi ama guard'lar kadar iyi ikili olmadıklarını söyleyebilirim. Biraz 'undersize'lar ve Fields kolay faul yapabilen bir uzun, az üzerine gitmek yolu yarılamak demek. Ayrıca kısalardan Antti Kanervo'nun dış şutu, müsamaha gösterildiğinde asap bozabilir. Juho Neronen'in de fizikli bir 3 numara olması sorun yaratma ihtimaline sahip.

BK Ventspils

İlk turdan 6/6'yla gelen Letonya'nın (Riga'dan sonraki) nadide gülü Ventspils, bu gruptaki en dişli rakip kağıt üzerinde. İnanılmaz bir top paylaşımına sahip, özellikle alan savunmasına iyi hücum edebilen bir takım. Dış şutlarına ayrı kafa patlatmak gerek.

Oyuncuları ayrı ayrı tutup da değerlendirmek çok da sağlıklı değil Ventspils'de. Yine de konuşmadan geçmek de olmaz. Donald Sims'le Folarin Campbell guard rotasyonunda başı çekiyor. Onların bencillikten uzak oyunları bu paylaşımı oluşturuyor takımda. Sandis Valters - Janis Timma - Martins Laksa'nın çok domine etmeden, faydalı ve yüzdeli oyunları takıma derinlik katıyor.

Aldığı az sürede muazzam iş yapan, Letonya'nın yeni gencosu Martins Meiers uzunlarda listebaşı. Temastan kaçmayan, iyi bir de bitirici Meires. Şöyle gözler üzerinde olsun hafiften, Eurobasket'in yeni formatı nedeniyle Letonya'yı daha çok izleme fırsatı bulacağız önümüzdeki senelerde. Yine Ronalds Zakis, çember altının kas gücü. Nadir patlamaları hariç zararsız bir arkadaşımız. Son olarak Arturs Berzins; gerektiğinde yay dışına kadar menzilini açabilen mobil bir 4 numara. Bu kadar sayıyorum ama takımın en çok ribaund alan ismi guard Folarin Campbell. O da ayrı acayip.

Gaz Metan Medias

Takımın neredeyse her şeyi Deven Mitchell, durdurulması gereken yegane isim. Küçük bir kasabanın idealist kaymakamı gibi. Konsantrasyon sorunu olmayan gerçekten iyi bir skorer. Önümüzdeki sene Avrupa'nın bambaşka bir köşesinde, daha nitelikli bir takımda görülmesi şaşırtmaz.

Slobodan Dundjerski, Yugo temeliyle yetişmiş ve sırf bu yüzden bile tehlikeli olabilecek bir guard. Atmak kadar organizasyon konusunda da gönüllü, top kayıpları hakkında da pek konuşmak istemiyor olsa gerek. Paul Graham ve Rares Mandache de kısa rotasyonunda etliye sütlüye pek karışmadan işini yapan oyuncular, istisnai durumlar hariç tabii ki.

Michael St. John'ın dominasyonuyla başladıkları bu Avrupa yoluna Aleksandar Mladenovic'in oyuna dahil olmasıyla devam ediyorlar. İlk üç maç Aziz John, son üç maç deliren bir Mladenovic (sırasıyla 29-18-17 sayı). İkisi beraber çok daha etkili olabilirler sanırım. Ivan Ivanovic de nadir patlamaları dışında 'sahada olması yetecek' tecrübeli ağabeylerden.

Henüz Yorum Yapılmamış